Bir CHP'li bir CHP'liye... PDF Yazdır e-Posta

Uzun süredir CHP İzmir’de sessiz ve derinden bir çalışma izliyorum. Basına yansıyan toplantı ve etkinlikleri de büyük bir mutlulukla takip ediyorum. En az basına yansıyanlar kadar basına yansımayan ve parti adına umut verici temas ve girişimlerin olduğu da kulağıma gelen duyumlar arasında yer alıyor.



CHP İzmir İl Başkanı olan Ali Engin’in partinin tecrübeli isimlerine ve parti emekçilerine yönelik her fırsatta vefa ekseninde gösterdiği saygı, sevgi ve nezaketi takdire şayan buluyorum. “Ödemiş’e kadar gelip de Emin ağabeyimize uğramamak olmazdı” diyerek Emin Öztürk gibi CHP’ye 40 yıl hizmet vermiş, katkı koymuş bir çınarı sevindiren ve ilerlemiş yaşına rağmen o çınarda yeni yeni filizler yeşerten Engin’in bir vefa adamı olduğu daha seçilip göreve başladığı ilk günlerden belliydi.

 


Engin, seçildiği günden bu yana il başkanı olarak adımlarını büyük bir tutarlılıkla atıyor ve genel anlamda birbiriyle örtüşen hamleler yapıyor. Engin, onun hata yapması için pusuda bekleyen herkese, her hareketiyle adeta “Benim adamım da, ekibim de örgüt!” diyor.


Kızdırdılar, kızdı belki ama yine de efendiliğini bozmadı. Kimseyi ötekileştirip, ayırmadı. Kaybetmek için değil kazanmak için uğraştı. Herkesi kucaklamak ve dolayısıyla partiyi büyütmek, CHP’yi İzmir’de daha da güçlü bir hale getirmek adına bugüne kadar şov ve gösterişten uzak yapıcı bir politika izledi.


Tek başına, daha önce CHP il başkanlığı yapmış pek çoğu birbirinden deneyimli/tecrübeli isimlerle bir araya gelmesi bile Engin’in en başta temsil ettiği makama olan saygısını daha sonrada partinin geleceği için fikir ve görüş bazında katkılara ne denli açık bir adam olduğunun en bariz göstergesidir. Yine buna benzer bir şekilde önceki dönem milletvekilleri ile bir araya gelinmesini de anlamlı ve bir o kadar da faydalı buluyorum.


Engin böylesi bir titizlikle, planlı ve programlı bir şekilde ilerlerken parti içinde yaşanan kimi gelişmeler var ki adeta “pes” dedirtiyor. Sosyal paylaşım sitesi facebook üzerinden il genel meclisinin CHP’li başkanı Serdar Değirmenci ile Buca’nın CHP’li belediye meclis üyesi Levent Köstem arasında yaşanan tartışma akıllara zarar verecek türdendi. Facebook’u siyaseten faciabook’a çeviren bu gelişmede kim haklı kim haksız meselesine girmeyeceğim. Kuşkusuz her iki tarafın açıklamalarına bakıldığında haklı oldukları yerler olduğunu görüyoruz. Bu yüzden ben esasa girmeden usule bir eleştiri getirmek istiyorum.

 

 

Tartışmayı başlatan taraf olan Köstem’in bu konudaki haklı/haksız tepkisini hiç de hoş olmayan bir ağızla ve de herkesin görebileceği bir yerden yapmak yerine il binasında veya il genel meclisinin başkanlık makamında bizzat Değirmenci’yi karşısına alarak daha medeni ve daha uygar bir dil kullanıp dile getirmesi sanırım çok daha şık olurdu. Şayet Değirmenci ile bu konuda yüz yüze gelmek istemiyorsa bile tepkisini dile getirebileceği başka bir yer olan il başkanlığı makamını da unutmamalıydı. Özetle bir CHP’linin bir başka CHP’li ile tartışacağı en son yer facebook olmalıdır. Üstüne basa basa ifade etmek istiyorum ki; “Tartışmanın esası beni zerre kadar ilgilendirmiyor. Ama başvurulan usul ne CHP’ye ne de bir CHP’liye hiç ama hiç yakışmıyor.”

 

Mustafa Ali Fırtına

 

(14.01.2013 tarihinde www.egedesonsoz.com haber sitesinde yayınlanmıştır.)

 

ATATÜRK KÖŞESİ

SPONSOR BAĞLANTI


ANKET

Basım için hazırlamakta olduğum kitabımın adı "SABIK ALİ" sizin için ne ifade ediyor?
 

SİTE İÇİ ARAMA