Eski Ödemiş Belediye Başkanı Hüseyin Son ile Mustafa Ali Fırtına Röportajı PDF Yazdır e-Posta

Hüseyin Son' la Dobra Dobra

İnsanların hayatında farklı alanlarda örnek aldıkları isimler vardır. Kimi beraber yaşadığı veya çalıştığı insanları örnek alır kimi ise aslında hiç oturup konuşmadığı ama tecrübesine ve bilgisine güvendiği insanları örnek alır. Uzun yıllar çıraklık yapan Ahmet’ in ustası Bilal’ e benzemesi ve yıllar sonra birilerinin artık usta olan Ahmet’in yanına giderek aynı ustan Bilal gibisin demesi de bunun en güzel örneğidir. Böyle bir hayranlıktır bendeki Hüseyin Son hayranlığı… 1984 seçimlerinde 5 yaşında bir çocukken köyümüzün muhtarı ile rahmetli Turgut Özal’ın yanına gittiğimde ondan gördüğüm sevgi seli köprü olmuştu Hüseyin Son hayranlığıma… Seçim zamanlarındaki kahve toplantılarında sesi kısılıncaya değin vurguladığı Ödemiş meseleleri, kendine has üslubu ve gür sesi kılavuz olmuştu, bugünlerde ki bana…

 

 

            Ben Ödemiş’ i konuşmalı, Ödemiş’ i yazmalıydım. Gerekirse Ödemiş için bağırmalıydım, haykırmalıydım. O öyle ince bir insan ki kendisine duyduğum hayranlıktan habersiz yazılarımla ilgili olarak zaman zaman arayıp teşekkür etme nezaketini bile göstermişti. İyi bir siyasetçinin ötesinde iyi bir işadamı da olan Hüseyin Son; arkadaşlarından aldığı destekle birlikte üretimini gerçekleştirdikleri iş makinelerinin satışı ile Ödemiş adını tüm ülkeye hatta bazı milletlere bile duyurabilmiştir. 2006 yılında Gaziantep 5 nci Zırhlı Tugay Komutanlığı’nda askerlik hizmetimi yerine getirirken Tugay içerisinde bulunan 2 iş makinesinde yazan MASTAŞ yazısını okuyunca Ödemiş’ i görmüş kadar sevinmiş ve o iş makinelerini Gölcük gibi, Birgi gibi, Bozdağ gibi izlemiştim.

 
          Yarı şehirli yarı köylü havası veren bir tarza sahip Hüseyin Son’ la konuşmak, buluşmak şart olmuştu. Kendisinden öğrenecek çok şeyim vardı. Bir dönem Ödemiş Belediye Başkanlığı yapmış, Ödemiş için büyük bir kazanç olduğuna inandığım ve üzülerek belirtmeliyim ki harcandığını düşündüğüm Hüseyin Son ile gerçekleştirdiğim bu sohbetin Ödemiş’ e ve Ödemişliye yansımasında yarar bulduğum için bu sayfalardayız. Ben sordum. O yanıtladı. Şimdi bu sohbeti sizlerle paylaşıyorum.

  

MUSTAFA ALİ FIRTINA : 1984 yılında yapılan seçimler ile Ödemiş Belediye Başkanı oldunuz. Bu seçim öncesinde sizi aday olmaya iten sebepler nelerdi ? Bu fikrinizi hayata geçirmek anlamında güvendiğiniz yada destek aldığınız en önemli şey neydi?

 
HÜSEYİN SON : 1983 yılında Anavatan Partisi kuruldu. O zaman genel başkan olan bu memlekete Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak hizmet vermiş olan rahmetli Turgut ÖZAL, Türkiye’nin kapalı bir kutu olduğunu dışa açılmamız gerektiğini dile getiriyordu. Rahmetli ÖZAL, Türkiye’ yi dışa açabilirsek yeni bir vizyon kazanacağımızı savunmuştu. Nitekim Anavatan Partisi iktidarı ile birlikte eskiden Edirne’ ye kadar gidebilen ve orada takılan bizler bir anda kendimizi İngiltere’de İtalya’ da bulduk. ÖZAL; kişilere sanayiye yatırım yapılması yönünde görüşler bildiriyordu. Ona göre Ticaret ve Sanayi insanları birbirine yakınlaştırıyordu. Bu çerçevede ben Turgut ÖZAL ve onun programından etkilenerek Belediye Başkanlığı’na aday olmaya karar verdim. Sonra yerel anlamda bakacak olursak Ödemiş gerek esnafı gerekse çiftçisi ile okumayan bir toplumu içerisinde barındırıyor. Kanunları inceleme lüzumunu hissetmiyoruz. Belediye Başkanı olmam halinde Ödemiş halkına faydalı olabileceğimi düşündüm. Ödemiş adına kalkınma hedefleyen projelerimi hayata geçirmek için adaylığımı koydum. Sonrasında da malumunuz seçimleri kazanıp Belediye Başkanı olarak göreve geldik.

 
MUSTAFA ALİ FIRTINA : Ödemiş Belediye Başkanlığı görevini yürüttüğünüz dönem içerisinde tamamlanan yada yapımına başlandığı halde tamamlanamayan icraatlarınızdan bahsedermisiniz ? Bunların içerisinde en önemlisi buydu diyebileceğiniz icraatınız hangisiydi?

 
HÜSEYİN SON : Bir kere Belediyecilik anlamında yapılması gereken her şeyi yaptığıma inanıyorum. Yani burada asfalt yol yada su ve kanalizasyon faaliyetlerine değinerek zaman almak istemiyorum. Ancak imara çok önem verdiğimi düşünüyorum. Kaldı ki en çok istimlak benim Belediye Başkanlığı dönemimde yapılmıştır diyebilirim. Sonrasında temeli benim dönemimde atılan Kültür Sarayı ise bundan 20 yıl öncesinde düşünülmüş gerçekten Ödemiş için büyük önem arz eden faydalı bir projeydi. Kültür Sarayı ile hedeflediğim kazancımız kimsenin tahmin edemeyeceği kadar önemliydi. Kültür Sarayı içerisinde 250 kişilik bir konferans salonu düşünmüştük ki hep İzmir’de yapılan gerek oda toplantılarına gerekse yurt dışı ziyaretçilerin katıldığı önemli toplantılara ev sahipliği yapabilelim. Toplantı bitiminde buyurun beyler burada Gölcük var. İşte burası Bozdağ diyebilelim. İzmir’ in sadece körfezden ibaret olmadığını anlatabilelim. Ekonomik ve Sosyal hayatı canlandıralım istedik. Maalesef bizden sonra bu proje atıl bir halde bekletildi. Şu anda ise çıkış amacına tam manasıyla uymasa da olabilecek en güzel şekliyle değiştirildiğini ve Ödemiş’ e kazandırıldığını düşünüyorum. Birde en önemli icraatlarımdan diyebileceğim ve benim mutluluk duyduğum bir başka husus ise Efe Toplu Konuttur. Halen Ödemişli bir çok insan konut denemeyecek yapılarda oturuyor. Bu konutların insanca yaşanılan konutlar haline getirilmesi gerekir. Efe Toplu Konut projemiz bu anlamda son derece başarılı bir çalışmadır. Bu projenin hayata geçirilmesi sonrasında doğurgan çıktık. Ödemiş’e 6-7 tane daha kooperatif kuruldu.


MUSTAFA ALİ FIRTINA : Ödemiş Belediye Başkanlığı görevini yürüttüğünüz dönem içerisinde zaman istediği için veya herhangi bir sebepten dolayı hayata geçiremediğiniz ama hayata geçirmeyi düşündüğünüz Ödemiş adına faydalı bir projeniz varmıydı?

 
HÜSEYİN SON : Gölcüğe bir teleferik kurulması ve Bozdağ’ a bir tünel kazılmasını çok arzuladım. Bu anlamda ilgili Bakanlıklara da konuyu ilettik ancak hayata geçirilemedi.


MUSTAFA ALİ FIRTINA : Yanlış hatırlamıyorsam 1989 seçimleri öncesindeki seçim propagandalarınızın arasında Ödemiş’ te entegre tesislerin kurulması gerektiğine ilişkin söylemleriniz bulunuyordu. Entegrasyon hayalinizin çıkış noktasında MASTAŞ olarak yaptığınız ekip çalışmalarınızda aldığınız başarılarla ilgili bir bağlantı varmı ? Ödemiş’te entegre tesis olarak neler yapılabilirdi?

 
HÜSEYİN SON : Avrupa’ya çok gittim. İtalya, Belçika, İngiltere vs… ama sanayi tesislerini gezdim. Orada kendi kendime dedim ki, Avrupalının beyni 1 kiloda bizim ki 250 gram mı? Azmedersek her alanda başarıya ulaşabileceğimiz kanaatindeyim. Hele insanlar istikrar sergilerse her anlamda destek görebilirler. Eskiden pamuk, tütün, fındık, fıstık ihraç ediyorken şimdi sanayi malı ihraç ediyoruz. Bu bakımdan Mastaş başarımızın bu fikri savunmamdaki önemi büyüktür. Ve ayrıca Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün “üretmeyen, çalışmayan toplumlar, başka toplumların kölesi olur” sözünden de büyük ilham aldım. Öte yandan Ödemiş tarımını ele alırsak benim bildiğim kadarıyla şu anda Ödemiş Ziraat Odasında kayıtlı 17.000 çiftçi var. Bunlar çıkarttığı ürünü çuvallayarak pazarlıyor. Ürününü işleyemiyor. Doğru dürüst bir süt kooperatifimiz bile yok. 5.000 ortaklı 7.000 ortaklı işletmeler kurulması taraftarıydım. Eğer düşünürseniz böylesine fazla girişimcilerin bir anda toplandığı bu işletmeler hükümetlere bir taleple gitmesi halinde karşısında muhakkak taraf bulur. O zaman her şey farklı olur. Kendi hayvanımızı kendimiz kesmeliyiz. Dondurulmuş sebze – meyve tesisleri kurmalıyız. Bakın hemen yanı başımızda bulunan Tepeköy’de dondurulmuş sebze – meyve tesisleri var. Buradaki ürünler Ödemiş’ten gidiyor.

 
MUSTAFA ALİ FIRTINA : 1993 yılında kurulan ve giderek büyüyen Tire Organize Sanayi Bölgesinin Ödemiş’ i saf dışı bırakan ve Ödemiş’ e fayda sağlamayacak bir alanda kurulmasına ilişkin olarak Ödemişli siyasetçilerin zafiyeti olduğunu düşünüyor musunuz ? Ödemişi de içerisinde barındıran ve Ödemiş’ e fayda sağlayacak bir alanda kurulabilmesi için ne yapılabilirdi?

 
HÜSEYİN SON : Evet bence Ödemiş o konuda çok ağır davrandı. Tire Organize Sanayi Bölgesi projesinde o dönemim Tire milletvekili Halil Çulhaoğlu’ nun çok emeği vardır. Ben Organize Sanayi Bölgesinin Burgaz Kahvelerinin o bölgede kurulması taraftarıydım. Böyle olsaydı, Tire bugünkü durumundan pek fazla şey kaybetmezdi ama Ödemiş daha fazla yarar sağlayabilirdi. Eğer Ödemiş Organize Sanayi Bölgesine ana denilebilecek nitelikte bir fabrika gelirse kenarlarında kısmen yeni işletmeler yapılabilir diye düşünüyorum ancak bu biraz zor gibi çünkü daha Tire Organize Sanayi dolmadı.

 

MUSTAFA ALİ FIRTINA : 1989 yılındaki seçimlerde yenilgiye uğramanızın sebebi neydi? O yıllarda Ödemiş halkına bir kırgınlık duydunuz mu?

 
HÜSEYİN SON : En büyük sebebi Anavatan Partisinin liberal davranışlarıdır. Millet’ e biraz yük geldi. Oraya kredi öde. Buraya kredi öde. Bir şeylere sahip olundu ama dediğim gibi biraz yük geldi. Ve o dönemde Yunanistan’dan patates alınması gündeme geldiğinde de Anavatan Partisi çok tepki toplamıştı. ÖZAL, Yunanistan’dan patatesi alırsınız ama soğanı da satarsınız diyerek bir şeyler anlatmak istediyse de sanırım yeterince yararlı olmadı. Ben burada partizanlık yapmadım. Demokrat Parti kökenliyim. Halktan kopamam halkla iç içeyim. Millete küsmek olmaz.

 
MUSTAFA ALİ FIRTINA : Türkiye’de yıllara göre seçim sonuçlarını incelediğimizde ortaya çıkan renk değişikliğini neye bağlıyorsunuz? Sizce, sağ partiden sol partiye, sol partiden sağ partiye geçen siyasilerin bu yaptıkları aslında herhangi bir görüşün temsilcileri olmadığını mı gösteriyor.

 

HÜSEYİN SON : Bu geçişlerle yukarıdaki politikanın nereye gitmek istediği bellidir. Ancak ben rejimin tehlikede olduğunu düşünmüyorum. Türkiye’ de kurum kuruluşlar, ordu herkes hayatta… Herkes her istediğini yapamaz. Türkiye’nin bir demokrasi kültürü var. Bu kişilerin görüşlerinin değiştiğini düşünmüyorum. Onlar belirli bir amaç uğrunda saflarını değiştiriyorlar.


MUSTAFA ALİ FIRTINA : Bildiğim kadarıyla son yerel seçimlerde Adalet ve Kalkınma Partisinin Belediye Başkanı Adayı olan Mahmut Badem’ i desteklediniz. Bunun arkasındaki sebep neydi?

 
HÜSEYİN SON : Fiili bir desteğim yoktur. Tanıdığım bir insandır. Kendisi Sanat Okulu mezunu, Mühendis, buranın insanı ve aynı zamanda iyi bir ailenin çocuğudur. Dürüsttür. Dürüstlüğüne güvenerek manevi anlamda destek oldum. Pişmanda değilim.

 
MUSTAFA ALİ FIRTINA : Halen Belediye Başkanlığı görevinde bulunan Mahmut Badem bana göre Ödemiş için faydalı işler başarmıştır. Çok gariptir yeri gelmişken de belirtmek isterim sayın başkanın bahsi geçtiği yerlerde bu fikrimi beyan ettiğim zaman “aman be canım her yere otopark yaptı, onunla mı fayda gördü, Ödemiş…” diye cevap veren insanlar olmuyor değil. Sayın Başkan tarafından yapılan Ödemiş’ in tanıtımına yönelik çalışmaları, yeni bir vizyon kazandığımıza ilişkin anlatımlarım dahilinde insanların kafasında yeni düşünceler beliriyor. Siz de Belediye Başkanlığınız süresince boş oturmadınız. Birçok Ödemişlinin şahit olduğu ve yukarıda kimilerine değindiğiniz icraatlarınız ışığında sizde çalışkan bir Belediye Başkanıydınız. Buna rağmen tekrar aday olduğunuzda seçimleri kaybettiniz. Sizce Mahmut Badem tekrar aday olması halinde seçilebilir mi?

 
HÜSEYİN SON : Seçilir. Neden derseniz benim dönemimden bu yana teknoloji değişti. O günkü durumla bugünkü durumun arasında çok fark var. Bakın her fırsatta bir tv kanalında Ödemiş’ te Ödemiş diyor. Televizyonlara çıkıp Ödemiş adını en güzel şekliyle duyurma çabası içerisinde bu anlamda icraatlarının da halka aktarımı olarak düşünürsek yeniden aday olması halinde büyük bir ihtimalle seçilir.

 
MUSTAFA ALİ FIRTINA : Her ne kadar aktif siyasetten uzakta olsanız, siyaset size öyle bir oturmuş ve yakışmış ki Ödemiş’te siyaset denildi mi sizin adınız, sizin adınız söylendimi siyaset akla geliyor. Belediye Başkanlığını bıraktıktan sonra herhangi bir adaylık için teklif aldınız mı? Aldıysanız neden vazgeçtiniz? Gelecekte siyasetin içerisinde yeniden aktif olarak yer almayı düşünüyor musunuz?

 
HÜSEYİN SON : Siyasete girilir ama çıkılmaz. Sosyal bir hadisedir. Milletin derdiyle uğraşmaktır. İnsanlara ve bölgeye hizmet etmek parayla pulla ölçülemez. Bu omuzlarımda bu gücü ve kuvveti buluyorsam, millete hizmetten hiçbir zaman kaçmam. Dar bölge olsaydı adaylığımı koyardım. Ben Bergama’nın problemini nereden bileyim. Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Sisteminde bir değişiklik olursa o zaman aday olmayı düşünürüm.

 
MUSTAFA ALİ FIRTINA : Ödemiş adına faydalı olacağına inandığınız fakat gündeme getirilmeyerek göz ardı edildiğine ve bunun Ödemiş ve Ödemişlinin zararına olduğuna düşündüğünüz bir husus varmı?

 
HÜSEYİN SON : Şehircilik anlamında yüksek gerilim hatlarının yer altına alınması gerekmektedir. Modern şehirlerin ifadesi budur. Birde çevre yolunun acilen açılması için çalışmalar yapılmalıdır. Arıtma tesisine ihtiyaç duyuyorduk ki bu projenin yapımına da Dünya Bankasından alınan kredi ile zaten başlandı.

 
MUSTAFA ALİ FIRTINA : Son yıllarda Ödemiş ve çevresini temsil edecek milletvekili seçilememesinin altında yatan sebepler nelerdir. Parti ilçe başkanlarının bu konuda kusuru bulunduğunu düşünüyor musunuz?

 
HÜSEYİN SON : Eskiden Ödemiş ve Bergama bu bölgede en fazla delegeye sahip olan yerleşim birimlerimizdendi. Bu anlamda söz sahibiydik. Ancak en basit örneği bugün Gaziemir koskoca bir şehir oldu. Mevcut durumu ben gayri resmi demokrasi hatta biraz daha ileri giderek kahve demokrasisi olarak nitelendiriyorum. Ödemiş olarak bakarsak, Ödemiş 75 köy ve 9 beldeye sahip. Bunların hepsine git delege seçimi yap, askıya as. İlçe Başkanı bunu hangi parayla yapacak? Kayıt sistemi değişmeli ve seçim kurumuna devredilmeli diye düşünüyorum. Bu konuda ilçe başkanlarının yapacak bir şeyleri yok.

 
MUSTAFA ALİ FIRTINA : Son birkaç soruda da Ödemiş dışına çıkarak aslında özü itibarıyla Ödemişi de ilgilendiren genel siyasetten bahsetmek istiyorum. 2006 yılı Kasım ayında yapılan Anayasa değişikliği ile seçilme yaşının 25’ e indirilmesi gündeme geldi. Gerçi hoştur yapılan Anayasa değişiklikleri üzerinden 1 yıl geçmediği sürece uygulanamayacak olması ve yapılacak olan erken seçim dolayısıyla bu seçimlerde yine 30 yaş sınırı uygulanacak. Sizce bu seçimlerde uygulanabilseydi 25 yaş gençliği kendine mecliste ne kadar yer bulabilirdi. Yıllardır gençlerin parti içi kademelerde görevlendirilmesi, belediye başkanı, belediye meclis üyesi, encümen üyesi, il genel meclisi üyesi veya milletvekili adayı olamama nedenleri nelerdir?

 
HÜSEYİN SON : Üniversite eğitimi alarak mesleğinin başına geçmeye hazırlanan gençlerimizin okuduğu yıllar sonrasında hayatı öğrenmek adına okul dışında geçirecekleri bir zaman dilimine ihtiyaç vardır. 25 yaşında gencimizin okuduğu yıllar göz önüne alınırsa bu kişinin hayat tecrübesi nerde? Muhakkak toplumun her alanında olduğu gibi bu alanda kendini yetiştiren gençlerimiz vardır. Ama bunun da oran teşkil edeceğini düşünmüyorum.

 
MUSTAFA ALİ FIRTINA : Bana göre AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ ın Turgut Özal’ a benzer bir üslubu ve tarzı var. Yanılıyor muyum? Eğer doğru ise sizin gözünüzde bu iki ismi benzer tutan özellikler nelerdir?

 
HÜSEYİN SON : Her ikisini de özdeşleştirmek doğru olmaz. ÖZAL yıllarlını özel sektöre vermiş. Başbakanımız Recep Tayip Erdoğan ise belediyecilikten gelmiş iyi bir hitabeti var. Her ikisi de kendilerine has üslupları çerçevesinde başarılı olan insanlardır.

 
MUSTAFA ALİ FIRTINA : Bir dost meclisinde yine siyaset üzerine konuşurken değerli bir isim Amerika’nın Türkiye’yi; filizlendikçe kesilmesi, sarardıkça sulanması geren bir ülke olarak gördüğünü aktardı. Sizce Amerika bu politikayı mı izliyor?

 
HÜSEYİN SON : Türkiye istikrarlı bir ülke olmak zorundadır. Ne zaman koalisyon gelse Türkiye geriye gitmiştir. Amerika 50 yıllık müttefikimizdir ama Türkiyesizde yapamaz. Jeopolitik durumdan Türkiye önemli bir nokta bu durumda biz kendimizi iyi kullanmalıyız. Örf ve adetimizi, siyasi görüşümüzü ortaya koyarak yolumuza devam etmeliyiz. Türkiye çağdaş ve kanunlar dahilinde yasaksız bir görüşle giderse Türkiye’nin önü açık. Avrupa Birliği’de Türkiyesiz yapamaz. Bugün ihracatımızın büyük bölümü Avrupa Birliği’ne yapılmaktadır. Bu gücünden dolayı Türkiye’den korkuluyor.

 
MUSTAFA ALİ FIRTINA : Seçmenin bilinçli hareket ettiğini düşünüyor musunuz? Eğer öyleyse seçmeni bilinçlendirmek için neler yapılabilir?

 
HÜSEYİN SON : Millet yanılmaz. Milletin verdiği karar kimilerine göre terstir. Ama en doğru kararı veren millettir. Yeter ki toplum okusun. Eğer bunu da yaparsa hem bilinçlenir hem de oylarının nereye gittiğini görür.

 
MUSTAFA ALİ FIRTINA : Son olarak söylemek istediğiniz şeyler varsa onları aktarmanızı isterim.

 

HÜSEYİN SON : Bütün meseleler demokrasi içerisinde hallolsun. Demokrasiye yakışmayan kötü işleri artık Türkiye geçti. Bütün yolları demokrasi halleder.


            Bu güzel röportaj için Cephe Gazetesine ve size çok teşekkür ederim.

 

           Bizde sevgili Hüseyin SON’ a vakit ayırıp bizim sorularımızı yanıtladığı için siz sevgili okuyucularımızın huzurunda tekrar teşekkür ediyoruz.

 


Mustafa Ali FIRTINA

03.06.2007 - 16.00

Park Klüp / ÖDEMİŞ

 

(Ödemiş Cephe Gazetesi'nin 07.06.2007 tarihli sayısında yayınlanmıştır.)
 

 

ATATÜRK KÖŞESİ

SPONSOR BAĞLANTI


ANKET

Basım için hazırlamakta olduğum kitabımın adı "SABIK ALİ" sizin için ne ifade ediyor?
 

SİTE İÇİ ARAMA