04.06.2012 Tarihli Belediye Meclis Toplantısı'nda yer alan konuşmalarım... PDF Yazdır e-Posta

Başkan- Değerli Arkadaşlarım, Ödemiş’te son zamanlarda çok fazla dikkatimizi çekiyor anons sistemi. Birinde ben baktım 38 dakika anons yapıldı. Önümüze ne gelirse hepsini ilan ediyoruz. Çok fazla da rahatsızlık var özellikle imtihanların yaklaştığı bu dönemde öğrenciler, hastalar veyahut ta normal vatandaştan. Çok uzun sürüyor anons. Her geleni de yayınlamak zorundayız, hatta reklamları yayınlıyoruz, birçok reklam veren firmayı da yayınlıyoruz. Bu anons sistemini düzenlemek istiyoruz. Örneğin: reklamları kaldıralım, kelime sınırlaması koyalım, siyasi partiler tek bir ilan versinler, yani gençlik kolları, kadın kolları, ilçe yönetimi hepsi aynı ilanı değişik zamanlarda veriyorlar. Gün sınırlaması yapabiliriz deriz ki; bir ilan tek gün yayınlanabilir, 3 gün, 4 gün yayınlanmaz. Bunun gibi konular. En azından anons sistemini belli bir düzene kavuşturalım diyorum. Bunun ile ilgili Başkanlık Makamının 25/05/2012 tarih ve 1299 sayılı yazısını okutuyorum.

 

Katip Üye Mehmet KİREMİTÇİ;

“Ödemiş Belediyesi tarafından günde iki kez ve Cumartesi günleri bir kez belediye anonsları yapılmaktadır. Her anons seansı yaklaşık bir saat sürmekte ve günde iki kez tekrarlanmaktadır. Yapılan bu anonsların kentsel kirliliği, gerekliliği veya katlanılabilirliği üzerine birçok tartışma ve şikayetler olmaktadır. Konuya ilişkin, kentsel kirlilikleri bütün olarak ele almak yerine öncelikle ses veya gürültü kirliliği ve türleri üzerine genel bir değerlendirme yapılması gerektiği düşünülmektedir.

 

En başta, kentlerdeki ses/gürültü kirliliklerini, amaçlarına göre, kaynaklarına göre maruz kalındığı süreye göre ayırmak gerekmektedir. Belediye duyuru anonsları İnsan Kaynaklı/Yapay Amaçsız Gürültüler içinde sayılmaktadır. Gereksiz korna sesleri, gereğinden fazla bilerek açılan müzik sesleri, açık alanda davul zurna eğlence sesleri, sokak satıcılarının sesleri, belediyenin reklam amaçlı veya gereksiz anonsları ve tanıtım anonsları amaçlı ve geniş aralıklı tekrar edilen gürültüler arasındadır.

 

Belediye anonslarının zorunlu hallerde ilçemizde yapılması ihtiyaç olabilmektedir. Ancak, belediye yönetimi anons sistemini gelir kaynağı veya para kazanma aracı olarak gördüğü anda çevresel anlamda gürültü olgusunun sınırları başlamış olmaktadır. Zira parayla yapılan anonslar isteğe bağlı anonslardır ve zorunluluğu bulunmamaktadır. Kamu için zorunlu olmayan anonslar kent kültürü açısından hemşerilerin huzur hakkını da olumsuz etkilemekte, hemşeri hukukuna uymayan uygulama durumuna gelmektedir.

 

Belediye anonslarının; Kamusal yükümlülüklerin duyurulması, kısmen ölüm veya cenaze ilanları, kültürel eğitimsel etkinliklerin duyurulması dışında yapılmaması bu konudaki tartışma ve şikayetlere kısmen çözüm getirebilecektir.
Belediye anons sistemiyle yapılacak anonslar için düzenleme yapılması konusunun Belediye Meclisinde görüşülmesini arz ederim.”

 

Başkan- Bu hususta söz almak isteyen üyemiz, buyrun Mustafa Ali Bey.

 

Mustafa Ali FIRTINA- Herkese iyi akşamlar diliyorum. Bu konuda benim geçmişte bir yazım da vardı. Bununla ilgili ben öncelikle Yazı İşleri Müdürlüğü’nün gelen ilanları gözden geçirmelerini, mutlaka gözden geçiyordur ama şimdi mesela gereksiz adres tarifleri var ilanın içinde. Ben bir örnek aktarayım; Türk Sanat Musikisi Derneği’nin bir ilanında, benim o günkü yazıma konu olan ilan şöyleydi; “Mithatpaşa Caddesi Numara bilmem kaçta bulunan Halep Pastanesi’nin içindeki soldaki merdivenlerden üste çıkıyorsunuz” gibi bir adres tarifi vardı. Bunu gereksiz görüyorum. Bu anlamda ilanların öncelikle Yazı İşlerinden bu şekilde, bu haliyle incelenmesini istiyorum. Artı bu reklamların da Belediye tarafından ilan edilmesini doğru bulmuyorum. Radyolar, televizyonlar ilçemizde yaygın, gazetelerimiz de var. Sizin de belirttiğiniz gibi gürültü kirliliğine yol açtığı için bunu doğru bulmuyorum. Fakat o belirttiğiniz partilerin kadın ve gençlik kolları ile ilgili ilanların kısıtlanmasını da doğru bulmuyorum. Çünkü onlar da bir siyasi partinin kolu olup, bu şekilde ilanlara ihtiyacı vardır. Ben bunun göze alınması istiyorum.

 

Başkan- Teşekkür ederim. Başka söz almak isteyen… Buyrun Yaşar Bey.

 

Yaşar TOKALI- Bazen bu ilanlarda duyuyoruz işte tuhafiyeci ilan vermiş, pantolon şu para, ayakkabı şu para, çorap şu para falan uzun bir liste. 50-60 kalem mal kalemi var hepsinin fiyatlarını yazmış. Tabi bu da insanları sıkıyor haliyle. Bu tip reklamlara engel olabiliriz. Siyasi parti reklamları da gün ile sınırlandırılabilir. Bayramlarda siyasi partiler kutlama mesajı yayınlıyorlar. Bu ne olur bayramdan iki gün önce başlar bayram günü son bulur, 3 gün olur. Bir hafta, 10 gün de aynı insanların, aynı partilerin reklamlarını vatandaş da dinlemek zorunda kalmaz, hem sıkmamış oluruz. Nasıl olsa komisyona gidecek bu konu, komisyonda değerlendirilmesi bakımından bunu öneriyorum ben. Siyasi parti reklamlarında böyle bir sınırlama getirilebilir. Gençlik kolları, kadın kolları, ilçe yönetimleri ayrı ayrı verseler bu günle de sınırlandırılabilir, tek ilanla da yapılabilir. Bunu komisyon değerlendirebilir, bence sınırlandırılmalıdır. Mustafa Ali Bey’in söylediği gibi bu reklamı başka kaynaklarla yapmanın yolu da vardır. Yerel Gazetelerimiz var, televizyonumuz var, radyolar var, o yolla da yapılabilir, reklam panoları yoluyla da yapılabilir, onlara sınırlandırma getirelim, insanları en çok rahatsız eden konulardan bir tanesi de bu reklamlar. Resmi ilanlar özet halinde verilebilir, o konuda da bir çalışma yapılabilir. Onun dışında bizim sık sık böyle karşılaştığımız olay ne var? Cenaze ilanları var. Cenaze ilanları da belli bir standart, belli bir kelime ile sınırlandırılabilir. Komisyon değerlendirsin bunu.

 

Başkan- Komisyon değerlendirsin ama biz gelen her hangi bir metni bir biçimiyle kısaltırsak veyahut ta bunu değiştirelim dersek sansür uygulamış gibi oluruz. Onun için o adres ne veriliyorsa onu vermekle yükümlüyüz. Kural koyalım maksimum kelime adedi koyarsak o zaman ilanı veren de aynı eskiden telgraflarda olduğu gibi ona uymak zorunda kalır.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Başkanım, ben arkadaşların çekincelerine katılıyorum, bir de bir konuda uyarıda bulunmak istiyorum, ilanlar günde iki kere veriliyor. Öğlenden önce olanda benim söyleyeceğim sebep için çok mahsuru yok. Ama özellikle öğleden sonra verilen ilanlar için mevsimine göre bir yerde çok büyük bir sıkıntısı var. O da ilkindi namazına denk geliyor. Ve inanın ben imam olsam şaşırırım açıkçası. Caminin içinde mümkün değil o ilanı duymamak.
Başkan- Arkadaşlar, bunu Hukuk ve Sağlık Komisyonlarından oluşan ortak komisyona gönderelim. Komisyona muhtarları davet edelim, Kent Konseyini davet edelim, odaları da davet edelim bu işe. Bu işe mümkün olduğu kadar çok sayıda insanı davet edip, öyle bir komisyon kararı alırsak, birçok kısıtlanabilecek süre yaz-kış saati ve türü var. En azından bir düzenleme oluruz. Buyrun İsmail Bey.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- İyi akşamlar cümleten. Sayın Başkan, Değerli Arkadaşlar, biz ilanları sınırlayacağız ama ölüm ilanlarını vermemiz gerekiyor belli bir zaman daha. Çünkü kent büyüyor, insanlar bir birlerinden haber alamıyorlar. Ve o saati bekleyen insanlar var. Ölüm ilanlarını bekleyen insanlar var. Hısım akrabası gidecek, cenazesine katılacak. Diğer ilanları vermesek olabilir. Zaten birkaç sene içinde, çoğu Belediye bu ilanlardan vazgeçti. Bizim de bu ilanları azaltmamız lazım ya da birkaç sene içinde de vazgeçmemiz gerekir. Yalnız bu ses kirliliğini azaltmaya çalışırken bunun yanında insanları rahatsız eden daha bir çok gürültüler var. Örneğin: Bir iş yeri açılıyor, 8 saat, 9 saat o semtin insanları rahatsız oluyor, karşı binada oturanın hastası var, çalınan müziğin sesi sonuna kadar açılıyor. Bunun yanında düğün salonları; saat 23 olmuş, 24 olmuş hala daha müziğin sesi sonuna kadar açık, çevre sakinleri rahatsız ediliyor. Benim dikkatimi çeken bir husus daha, bir önceki dönemde havai fişek atılıyordu, yerel medya “inekler sütü kesti dedi, güvercinler kaçtı” dedi. Kaymakam bir toplantı yaptı yasaklandı. İneklerin huyu mu değişti bilmiyorum havai fişek gösterileri tekrar başladı. Atılan her fişek dışarıdan ithaldir arkadaşlar, yurt içinde üretilmiyor. Maliyeti nedir bilmiyorum ama 3-5 milyar liraya mal oluyordur. Hem döviz gidiyor dışarıya, hem de insanlar rahatsız oluyor. Daha evvel STK’ların baskısından dolayı bundan vazgeçilmişti. Bilmiyorum güvercinler, inekler filan alıştılar mı tekrar başladı.

 

Başkan- Gündüzden haber veriyoruz güvercinlere belediyenin üstünden atacağız diye.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Medya daha evvel çok hassastı bu hususa şimdi ne oldu bilmiyorum?

 

Başkan- İsmail Bey , daha önce düğünlerde atılıyordu ve lalettayin atılıyordu.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Başkanın, düğünlerde değil, özellikle Belediyenin attığı havai fişeklerden.

 

Başkan- Yasaklanan Belediyenin değil. Yasaklanan düğünlerde atılması, uluorta atılması, mahalle aralarında atılması.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Hayır Başkanım, medyada özellikle Belediyenin attığı bu havai fişekler çok tenkit edilmişti, biz ondan vazgeçmiştik.

 

Başkan- Tenkit edenlere sorun. Ama Ödemiş’teki havai fişek konusu düğünlerde atılan havai fişeklerdi ve uluorta mahalle arasında atılıyordu. Biz yasal izniyle beraber Belediyenin üstünden atıyoruz. Bizim etkinliklerimiz herhalde sizi rahatsız etti.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Hem paramız gitmesin yabana, hem biraz da gözden geçirelim. Gerekte yok yani o kadar fazla.

 

Başkan- İlk kurşunu attığımız gece havai fişek vardı. Atalarımızın ilk kurşununu tekrar kutladık.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Onun kutlamasını zaten yapıyoruz Başkanım, gereği gibi yapılıyor.

 

Başkan- Yani siz 19 Mayıs Bayramı gibi bunu da fazla abartmayalım diyorsunuz.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Kaldırmayalım kutlansın ama masrafsız, masrafı azaltalım. 19 Mayıs çok güzel kutlandı.

 

Başkan- Nerede kutlandı? Kutlanmadı, yağmur yağdı.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Her yerde, bu sene kutlanması gereken şekilde bu sene kutlandı. İllaki 19 Mayıs demek göbek atmak demek değildir arkadaşlar. Ata’ya saygı burada da yapıldı, şiirler okundu, o günün gereği hakkında konuşmalar yapıldı. Meşalelerle yüründü, hangisi eksik kaldı?

 

Başkan- 19 Mayıs’ta yürünmedi.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Hayır, yüründü.

 

Başkan- 1 Haziran’da yüründü, Ödemiş’in İlk Kurşun etkinliklerinde yüründü.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Başkanım, hava müsaade etse o gün yürümeyecek miydiniz?

 

Başkan- Yürüyecektik, o da para, ona da para vermeyelim mi, meşalelere vermeyelim mi?

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Meşale bedava, bayramlar nasıl kutlanması gerekiyorsa o şekilde kutlandı, hiçbir şey yasaklanmadı. Artık yasaklar bitiyor, özgürlükler başlıyor.

 

Başkan- Peki, anons sistemini arkadaşlar, hukuk ve sağlık komisyonuna ama lütfen hukuk ve sağlık komisyonu da mümkün olan en geniş ölçüde Ödemiş’te bu iş ile ilgili fikir beyan edecek STK, muhtarlarımızla beraber düşünsün. Büyük bir ihtimalle 3-5 sene sonra anons sistemi kalmayacak Ödemiş’te, çok genişledi. Elektrik olarak da o kadar uzak yerlere ulaşamıyor. Telsiz ve güneş enerjili sistem koymaya çalışıyoruz hoparlör olarak. Her birisi de 2-2,5 bin lira civarında. Öyle bir maddi yükü de var. Anons sistemine yavaş yavaş son vereceğiz her halde Ödemiş’te. Hukuk ve Sağlık Komisyonundan oluşan ortak komisyona havalesini oylarınıza sunuyorum… oybirliği ile kabul edilmiştir.

 

 


Başkan- Gündemimizin 7. maddesinde, 2 adet motosiklet ve 2 adet motosiklet kayığı alınması var. Bunun ile ilgili Su ve Kanalizasyon Müdürlüğünün 9/05/2012 tarih ve 132 sayılı yazısını okutuyorum.

 

Katip Üye Melis KARHAN;

“Belediyemiz Su ve Kanalizasyon İşleri bakım ve onarım hizmetlerinde kullanılmak üzere, Bütçe Kanununun ekli “T” işaretli cetvelde gösterilen ve azami satın alma tutarı belirtilen 237 sayılı Taşıt Kanunu kapsamında bulunan 2 adet motosiklet ve 2 adet motosiklet kayığı (sıfır), yine 237 sayılı Taşıt Kanununun 10 uncu maddesi hükmüne uyarlanarak satın alınması gerekmektedir.

 

Konunun Belediye Meclisine havale edilmesini arz ederim.”

 

Başkan- Bu hususta söz almak isteyen üyemiz. Buyurun Mustafa Ali Bey.

 

Mustafa Ali FIRTINA- Burada 2 adet motosiklet, 2 adet motosiklet kayığı diyor. Kayıklı motosiklet yok mu?

 

Başkan- Mehmet Bey ayrı ayrı mı alınıyor?

 

Mehmet ER Su Kanalizasyon Müdürü- Ayrı ayrı alınıyor. Projesi çizdirilip, ruhsat birlikte alınıyor.

 

Mustafa Ali FIRTINA- Ruhsatta ayrı işlem olmasın diye sordum.

 

Başkan- Başka söz almak isteyen üyemiz, olmadığına göre oylarınıza sunuyorum, kabul edenler… oybirliği ile kabul edilmiştir.

 



Başkan- Değerli Arkadaşlarım, Belediyemizin olağan gündem maddeleri tamam. 11 inci ve son maddemiz, Dilek ve Temennilerden önceki son maddemiz, biraz öncede söz konusu oldu, Ödemiş’in Büyükşehir kapsamına alınması. Bütünşehir kapsamında değerlendirilmesinin karşısındaki en makul öneri; Ödemiş’in il olması. İzmir gibi sınırları çok büyük bir kentte bir tarafta Bergama bir tarafta Ödemiş, Beydağ ve Kiraz olmak üzere bir biri ile çok uzak bölgelerin İzmir’den yönetilmesi ve Ödemiş olarak da, biraz önce de söz konusu olduğu gibi 50 milyon liralık bir bütçe, borcu olmayan bir Belediye ve bir çok alt yapısı tamam bir Belediye. İl olmayı hak eden bir kent olarak biz de Ödemiş’in Büyükşehir kapsamından çıkarılarak il olmasını istiyoruz. Bu doğrultuda İçişleri Bakanlığı’na müracaatımız bulunsun, ileride Meclis Komisyonlarında görüşülürse, en azından bizim de müracaatımız görüşülmüş olur. Bu günkü gazetelerde ve internet sitelerinde müracaat eden, Milletvekilleri kanalıyla müracaat eden Silifke var, Anamur var, Van’a bağlı Erciş var, Adana’ya bağlı Kozan, Bursa’nın İnegöl İlçesi ve Konya’nın Ereğli İlçesi Milletvekilleri il olmak üzere dilekçelerini hazırlamışlar. Biz de Ödemiş olarak böyle bir müracaatımızı yapalım.

 

Bu konu ile ilgili yazıyı okuyalım. Başkanlık Makamının 28/05/2012 tarih ve 1324 sayılı yazısını okutuyorum.

 

Katip Üye Melis KARHAN;

“1982 Anayasası’nın 126’ncı maddesine göre Türkiye’nin merkezi idare kuruluşu, coğrafi durumuna, ekonomik şartlar ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre illere; illerin de diğer kademeli bölümlere ayrılmasını öngörmektedir. 5442 Sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 1’nci maddesi de anayasa hükmüne uygun olarak” Türkiye, merkezi idare kuruluşu bakımından coğrafya durumuna, iktisadi şartlara ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre illere; iller ilçelere ve ilçeler de bucaklara bölünmüştür’’ diyerek İl kurulması yönündeki kriterleri belirlemiştir.

 

Türkiye’de bir yerleşimin idari statüsünün değişikliği konusunda belirli kriterlerin bulunmayışı, il yapılması çalışmalarının detaylı sosyal, ekonomik ve demografik araştırmalara dayandırılmamasının sonucu olarak il olma talebinde bulunan yerleşim yerlerinin bu yöndeki yoğun talebi neticesinde bu talep merkezi yönetim tarafından değerlendirilmeye alınabilmektedir.

 

Anayasanın 126’ncı maddesi ve 5442 Sayılı İl İdaresi Kanunu hükümleri dikkate alındığında;

1- Ödemiş, çevresi ile birlikte 200.000 nüfusa ve 1080 km2. yüz ölçüme sahiptir. İlçemizin İdari statüsünün il olması durumunda, katılacak tüm yerleşim yerleri ve birimler ile birlikte 10 yıllık süreç içerisinde takriben 250.000 kişilik bir nüfusa ulaşacaktır. Ödemiş, Küçük Menderes Havzasının tek merkezi konumunda olup, ilçe merkezi İzmir İli’ne 110 km. uzaklıkta yer almaktadır.

2-İlçemiz ve çevresinin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalı olup, tarımsal ürün çeşitliliği itibariyle muz dışında tüm meyve ve sebze çeşitlerinin üretildiği, yılda zaman zaman 3 kez ürün alındığı ülkemizin en gönençli tarım bölgelerindendir. Hayvancılığın yaygın ve profesyonelce yapıldığı, hayvancılığa dayalı süt ve mamullerinde ülkemiz ihtiyacının %6’sının üretildiği, tarım ve hayvancılığa dayalı imalat sanayinin geliştiği yerdir. Bu özellikleri itibariyle Avrupa’nın et, süt ihtiyacını karşılayan Hollanda ile mukayese edilebilecek ölçektedir. Park bahçe ve dış mekan süs bitkileri üretiminde Türkiye’de önemli ölçüde söz sahibidir. Tarihsel ve eko turizm zenginliği ile Türkiye’nin ender ilçelerindendir. Aydınoğulları Beyliği’nin Başkenti olan Birgi’ye 8 km. uzaklıkta olan İlçemiz, çevresi itibari ile tarihi bir geçmişe sahiptir. Ödemiş, çevresinde bulunan 17 adet yaylası ile yayla turizmi, kış sporları için kayak merkezi ve doğal güzellikleri ile eko turizm olanaklarına sahiptir. Zirvede ormanların arasında yer alan gölü ile Dünya’da yaşanabilirlikte 1.sırada yer alan Finlandiya’yı anımsatmaktadır.

3- Ödemiş, ekonomik yapısından kaynaklı, ekonomi, ticaret ve hizmet sektörü gelişmiş, ilçemiz dışında diğer ilçelere de hizmet verebilmektedir.

4- Ödemiş, İl olmayı bekleyen örnek ilçeler arasında yer almaktadır. İlçemizin altyapı ve çevre sorunları çözülmüş, modern ve yaşanabilir bir görüntüsü mevcuttur. “Atık Su Arıtma Tesisleri”, “İçme Suyu Arıtma Tesisleri”, Mandıralar Ön Arıtma Tesisleri” ni tamamlamış, yapımına başlanan “Katı Atık Düzenli Depolama Tesisi” ve ihalesi yapılmış Entegre Katı Atık Yönetimi ve 2 MW Elektrik Üretim Kapasitesine Sahip Biyogaz Tesisi” ile çevre dostu projeler ve ayrı ayrı yağmur suyu ve kanalizasyon hattı ile alt yapı hizmetlerini tamamlanmıştır.

5- Kent planlaması konusunda da ulusal mimari ve fikir proje yarışmalarını uygulayan modern bir kenttir.

6- Temeli yakında atılacak olan 300 yataklı Bölge Hastanesi ile bölgenin sağlık sorunlarının yerinde çözüleceği sağlık merkezine kavuşacaktır.

7- Çalışmaları devam etmekte olan Ödemiş - Kiraz demiryolu tamamlandığında Ödemiş ve Kiraz’ın İzmir Limanına bağlantısı yapılacaktır.

8- Sulama kanalları tamamlandığında Beydağ Barajında tutulan suyun sulamada kullanılması neticesinde elde edilecek ürün fazlalığı ve düşük maliyetle üretim gerçekleşmesi düşünüldüğünde ülke ekonomisine katkısı tartışılmazdır.

9- Türkiye’de il merkezine uzak bir ilçe olması, yöre halkı üzerinde büyük maddi ve manevi sıkıntılara yol açmakta ve Valilik hizmetlerinden yeterince faydalanamamasına yol açmaktadır. Tarım ve turizme dayalı çok yüksek ekonomik ve kültürel potansiyeli değerlendirmenin yolu Ödemiş’in İl yapılması ile gerçekleşecektir. Ödemiş’in İl olması halinde tüm kamu binaları mevcut olduğundan dolayı devletin ek bina yatırımları asgari seviyede olacak, belki de yapmasına gerek olmayacaktır.

10- Türkiye Büyük Millet Meclisi gündeminde olan nüfusu 750.000 ve üzeri yerlerin Büyükşehir, büyükşehirlerin ise sınırlarının il sınırlarına uzatılması suretiyle bütünşehir yapılması durumunda temel altyapı hizmetlerinin Büyükşehir yükümlülüğünde olması nedeniyle İzmir’e olan uzaklığının getireceği olumsuzluklar göz önüne alındığında, hizmetin gerçekleşmesi zorlaşacak bu durumdan öncelikle, Beydağ, Kiraz ve beldeler ile Ödemiş’ten ziyade Ödemiş’in belde ve köyleri etkilenecektir.

 

Yukarıda özetlendiği üzere, İlçemizin potansiyeli düşünüldüğünde, statüsünün İl olmasının getireceği en büyük fayda, yerinden yönetimle ülke ekonomisine sağlayacağı katkıdır.

 

Ödemiş, Anayasanın 126’ncı maddesi ve 5442 Sayılı İl İdaresi Kanununda İl olma ile ilgili kriterleri sağlayan sayılı yerlerden biri olmakla birlikte, çoğu ilden bu kriterler açısından öndedir. Bu durum Prof. Dr. İbrahim GÜNGÖR ve diğer Akdeniz Üniversitesi Öğretim Görevlilerinin Türkiye’de İl Olması Uygun Olan İlçelerin AHP Yöntemiyle Belirlenmesi konulu makalesinde bilimsel şekilde açıklanmaktadır. Açıklama ekte sunulmaktadır.

 

Küçük Menderes Havzası’nın merkezi konumundaki Ödemiş, coğrafi konumu, ekonomik koşulları ve kamu hizmetlerinin gerekleri bakımından İl olmak için yasa ile aranılan üç temel kriteri sağlamaktadır. Ayrıca nüfus ve gelişmişlik durumu, etkilediği alan, ekonomi, eğitim, şehirleşme, ulaşım durumu ile mevcut resmi ve özel kurum ve kuruluşların görüşleri, halkın İl olma beklentisi ve bu amacı Kent Konseyi aracılığıyla gerçekleştirme gayretleri göz önüne alındığında, Ödemiş İl olmayı hak etmektedir.

 

Ödemişteki Tüm sivil toplum kuruluşları, siyasi parti temsilcileri, vakıflar, sendikalar, meslek odaları, mahalle muhtarlarının İl olma yönünde talepleri sesli olarak dillendirilmekte, basın ve yayın organlarıyla bu talep kamuoyu ile paylaşılmaktadır. Ödemiş’in İl olması sadece nüfus açısından gerekçe oluşturmadığı, ekonomik gelişmişlik, coğrafi uygunluk olarak da gerekçe oluşturduğu açıktır.

 

Ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan İl olmasında büyük yararlar bulunan Ödemiş ilçesinin İl yapılması yönünde konunun görüşülmesi, meclisimizce tavsiye kararı alınması, bu konuda başvuru ile tüm iş ve işlemler için Belediye Başkanına yetki verilmesinin değerlendirilmesini arz ederim.”

 

Başkan- Teşekkür ederim. (Başkanlığa verilen ve açılan Hediye Paketinden Ödemiş’in il olmasını simgeleyen 82-ZAV-35 numaralı araç plakası çıkması üzerine) Plaka 83,84,85 olsa da kabulümüz. Bu arada bize bu güzel sürprizi yapan Yerel Güç Gazetesi Ailesine de teşekkür ediyoruz, il konusu görüşülürken anlamlı bir hediye oldu. Ödemiş’in il olma konusunda söz almak isteyen üyelerimiz,

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Hayır diyecek kimse yok.

 

Başkan- Hayır diyecek kimse yok, hepimiz olsun diyoruz. Heyecan verici bir olay, 83’de olsa 84-85’de olsa farketmez. İnşallah bizim dönemimize nasip olur. Çünkü II. Meşrutiyetten itibaren Ödemiş’in il olması konusu Tire’nin de aynı şeyi istediğinde ikisini de kırmamak için olmaması, 1950 Demokrat Parti iktidarında benzer tartışma var, Demirel hükümetleri sırasında benzer tartışmalar var. Eğer bizim dönemimize nasip olursa biz de Ödemiş’in ilk İl Belediye Meclisi oluruz. Peki Arkadaşlar, İl dosyasını İçişleri Bakanlığına sunmak üzere Belediye Başkanlığına yetki verilmesi hususunu oylarınıza sunuyorum, kabul edenler… oybirliği ile kabul edilmiştir. Teşekkür ediyorum.

 

Değerli Arkadaşlarım, gündem maddelerimizi tamamladık. Dilek ve Temenniler konusuna bir duyuru ile başlamak istiyorum. Geçtiğimiz Meclislerde de söz konusu olmuştu, Belediye İş Sendikası ile sözleşmemizi yaptık, imzaladık. İşçilerimizin yaklaşık üç sene süren mağduriyetlerini giderdik. 2009 yılı itibariyle ortalama aldıkları zam %22, 2010 yılı itibariyle %18 ve 2011 yılı itibariyle %10. Böylece, geçmişe yönelik haklarını da gözetmiş ve haklarını vermiş olduk. Dolayısıyla işçilerimizin bu sorununu halletmiş olduk.

 

Selahattin AKSU- Başkanım, Sendikalı işçilerimizin sorunu halledilmiş oldu da, şirket üzerinden çalışan, hizmet satın alma yöntemiyle taşeron üstünden çalışan personele hiçbir katkı yapamıyor muyuz?

 

Başkan- Yasal olarak onlara fazla ücret ödeme imkânımız yok.

 

Selahattin AKSU- Daha önce bu hususta 50 lira bir ödenek yapılmış.

 

Başkan- Yapılmadı, hatırlamıyorum ben. Daha önce mi yapılmış? Onu Şevket Bey’e soralım. Var mı Şevket Bey öyle bir ödeme, Meclis Kararıyla iyileştirme?

 

Şevket AKGÜN Bld. Bşk. Yrd.- Hayır, taşeron işçilere Belediye Meclisinin zam vermesi söz konusu olamaz. Neden olamaz?

 

Abdullah AKIN- Yardım olabilir mi?

 

Şevket AKGÜN Bld. Bşk. Yrd.- Hayır, hiçbir konuda olamaz, neden olamaz? Bu işçileri biz birer yıllık ihale suretiyle çalıştırıyoruz. İhale demek nedir? İsmi konulan iş demektir. Rakamlar bellidir. Ancak ne zaman iyileştirme yapıla bilir bu arkadaşlara; ihaleye çıkmadan önce yaklaşık maliyetler hesaplanırken o zaman belli iyileştirmeler yapılabilir. Şu an çalışan mevcut kişilerin ihale süreci devam etmekte, bunun üzerine her hangi bir rakam ne Belediye Meclisinin, ne de Belediye Başkanının bir tasarrufu olamaz. Ancak, önümüzdeki ihalelere çıkışlarda maliyet hesaplanırken belli rakamlar üzerinde bu arkadaşlara iyileştirme düşünülebilir.

 

Başkan- Değerli Arkadaşlarım, bu konuyu önümüzdeki yıl sözleşme yaparken göz önüne alalım, tekrar hesaplayalım.

 

Hüseyin KURT- Başkanım söz almak istiyorum.

 

Başkan- Bu konuda mı?

 

Hüseyin KURT- Evet.

 

Başkan- Buyrun

 

Hüseyin KURT- 1980’lerden bu tarafa çalışan, alın teriyle geçinen insanlar hep mağdur olmuştur. Emek sömürüsü var. Sendikasızlaştırılmıştır insanlar. Ondan sonra taşeron üzerinden çalışma olayı var. Her dönemde sözleşmeleri yenileniyor, taşeron üzerinden işe başlatılıyor. Asgari ücretli insanlar o ücretin karşılığında takla atar duruma geldi. Bu hak değildir, adalet değildir. Bunların hiçbir güvenceleri de yok. Bazı yerlerde bunun bir uygulamasının olduğunu duyduk. Ne yapılıyor? Taşeron üzerinden çalışma bırakılıp, kadrolaştırma, en azından kadroya alma.

 

Başkan- Sözleşme.

 

Hüseyin KURT- Sözleşme, ne yapılabiliyorsa. Bizim buna yönelmemiz lazım. Bu gün çöp kamyonunun arkasında kadrolu işçi 1500 lira alıyor, 2 bin lira alıyor, onun yanındaki 700 liraya talim ediyor. Aynı işi yapıyor bu adamlar, bu hak değildir, adalet değildir. Bu konuda biraz kafa yormak lazım, destek olmak lazım alın teri ile geçinen insanlara.

 

Başkan- Biz de aynı şekilde düşünüyoruz. O konuda haklısınız. Aynı işi yapan iki insanın farklı ücret alması hakkaniyetli değil.

 

Arkadaşlar size dağıttığımız bu tablo (Meclis toplantısından önce Meclis Üyelerinin masalarına dağıtılan), çıktığımız 11 büyük ihale ve onların durumları. (Ekranda yansıtılan tablo üzerinde işaret ederek) şunlar devam eden ihaleler, şurada sözleşmeleri ve ihale tarihleri var. En altta Belediye Hizmet Binası satırı var. Bu 11 proje içinde sadece Belediye Hizmet Binası ihaleye çıkmadı. Geri kalan tüm projeler ihaleye çıktı, bedelleri burada, ne zaman çıktı, süresi ne kadar, böyle bilgileri size sunuyorum. Tek tek projeleri belirtmek yerine elimizde olsun, takip edelim. Belediye Binası hariç hepsi bütçemizde, performans programımızda belirlendi ve ihaleleri çıktı, ihaleleri devam ediyor.
Benim kabaca söyleyeceğim bunlar. Tek tek projeleri söylemeyeceğim. Sizlerin söyleyecekleri varsa; buyurun Mustafa Ali Bey.

 

Mustafa Ali FIRTINA- Ben iki konuda bilginizi rica edeceğim. Birincisi, az önce bahsettiğiniz sözleşmeler, işçilerle ilgili. Birikmiş alacakları ile ilgili ödeme yapıldı mı işçilere daha önceden alacakları ile ilgili?

 

Başkan- Anlaşmaya göre %22, %18 ve %10’a tekabül etti artışları. Onları peyderpey alacaklar.

 

Mustafa Ali FIRTINA- Onlar maaş artışı değil mi? Ben hani geçmişten alacaklarını…

 

Başkan- Geçmişe yönelik artımları yaparak bu rakamlara geldik, alacaklar.

 

Mustafa Ali FIRTINA- İkinci konu, bu motodrag pistiyle ilgili son durumu sizden öğrenmek istiyorum.

Başkan- Değerli Arkadaşlar, motodrag pisti spekülasyonlara neden oluyor. Motodrag Pisti yapımına müracaat ederken, Eski İstasyonun yanında Demiryolunun kıyısında bir yer göstermiştik ve burasının da kamulaştırma bedelinin 2,5 milyon civarında olacağını da belirtmiştik. Ancak, bize gelen para 1,6 milyon + KDV olunca ve o sırada yeni bir yer bulunca projeyi oraya çevirdik. Yeni bulduğumuz yer 125. Yıl Kültürparkı’nın yanı dere üstü ve kamulaştırma parası da olmayacağı için oraya doğru bir dönüş yaptık ve orası için gerekli proje çalışmalarını başlattık. Projeyi ikiye böldük; birinci kısmı tribün, giriş kısmı, protokol tribünü ve servis alanı. Tapusu bize ait olan yerlerde yer alıyor bu yapılar. İkinci kısım ise, pist kısmı. Pist kısmı derenin üstünde ve derenin bir kısmına, yanına olacağı için DSİ’den görüş istedik. DSİ’den olumlu görüş geldi, tarihlerini de verebilirim size. DSİ’den olumlu görüş 28/02/2012 tarihinde geldi. Gelen görüşte “evet, burası bir dere yatağıdır, dere yatağını ıslah edip, yanına pist yapabilirsiniz” deniliyor. Buna bağlı olarak pisti de 1.100 metre olarak oluşturduk, ihaleyi ikiye böldük. Nedeni de birinci kısım, tribünler, protokol tribünü, giriş yapıları vs. tamamen bizim tapumuz, bizim Belediye tapusunda olan yerler. (Ekrandaki projeyi işaret ederek) Pistte ise belli bir ıslah gerekiyor. Asfaltı da özel bir asfalt, normal asfalt değil özel bir asfalt. Bina işini yapan asfalt işini yapamaz. Uzmanlarına yaptırmak istedik. Bu dere yatağının üstünde pistin uçlarına doğru küçük, 2 bin m2 mi Nermin Hanım?

 

Nermin Pervan KELESLİ İmar ve Şehircilik Müdür V.- O kadar Başkanım.

 

Başkan- 2 bin m2 kadar yeşil alan olup da şahıs tapusunda olan yer var. 2 bin m2 dikkatinizi çekiyorum, altını çiziyorum. Evet, 2 bin m2 kadar. Bütün pist kamulaştırılacak değil. Öyle bir yanlış kanı uyanmış Ödemiş’te, sanki pistin hepsi kamulaştırılacak gibi o eski demiryolu üstündeki projedeydi. Pist, dere yatağı ve dere yatağının yanındaki kısımlardır. DSİ’de uygun görüş verdi. Dümdüz olduğu için de 2 bin kusur m2 kadar bir kısım kamulaştırılacak, onu da ikinci kısımda, birinci ihaleden sonra ikinci kısımda yapacağız. Eğer para verselerdi, %10’luk kısmı verselerdi ikinci kısmı da ihaleye çıkacaktık. %10’luk kısım verilmediği için birinci kısım ihaleyi iptal ettik, konu budur. Para vermezlerse biz Belediye parasıyla motodrag pistini yapamayız bu günkü koşullarda.

 

Hasan URUKTAN- %10’u finanse edemez miydik?

 

Başkan- %10 peşinatı verecekti ki, arkası devam edecekti. %10’u vermeyen devamını veremez. %10’u verse biz çıkardık. Devamını vermese bizim için daha kötü olurdu. Başlamış olacaktık ama para gelmeyecekti.

 

Yaşar TOKALI- Başkanım, bu ödemeyle ilgili yazılı bir cevap geldi mi bize Spor Toto Genel Müdürlüğü’nden?

 

Başkan- Spor Toto Genel Müdürlüğü bize şunu söyledi yazdığı yazıda; “şu şu koşullarda size motodrag pistinin parasını veriyorum, ekteki sözleşmeyi imzalayın, bize yollayın.” Biz ekteki sözleşmeyi, sizin bana yetki verdiğiniz sözleşmeyi imzaladım, ancak Spot Toto Teşkilat Başkanlığı imzalayıp bize geri yollamadı anlaşmayı. Bize para vermemelerine sebep olarak Spor Bakanının da bu işe sıcak bakmadığını söylediler. İki yazı yazdık iki yazımıza da cevap gelmedi Spor Toto Genel Müdürlüğü’nden.

 

Yaşar TOKALI- Spot Toto Genel Müdürlüğü’nden kamulaştırma yapılmadığı için bu ödemenin verilmediğine dair bir yazı geldi mi bize?

 

Başkan- Her hangi bir yazı yok, hiçbir yazı yok. Kamulaştırma o işin bahanesi.

 

Yaşar TOKALI- Bu söylentiler nereden çıkıyor o zaman Başkanım?

 

Başkan- Oynayamayan gelin yerim dar der. Bu parayı vermeyecekler, bir bahane bulmak zorundalar. Bahane de kamulaştırma diyorlar. İhaleye çıktığımız 976 bin liralık yer tamamen Belediyenin tapusudur, 125. Yıl Parkının kıyısıdır, Belediyenin tapusudur. Buyrun Mustafa Ali Bey.

 

Mustafa Ali FIRTINA- Sizin söylediğinizi anladım, burada 2 bin m2’lik yer var kamulaştırılması gereken.

 

Başkan- Pistin ucunda, ihaleye çıktığımız yerde değil.

 

Mustafa Ali FIRTINA- Başka hiçbir yer yok.

 

Başkan- Hayır, şimdilik yok.

 

Mustafa Ali FIRTINA- Bizim nisan ayında aldığımız kararda belirtilen parseller vardı, buraların kamulaştırılması için, motodrag pistiyle alakalı. Projeye ben baktım, kaymamı oldu projede?

 

Başkan- Evet, mümkün olduğu kadar projeyi düzenliyoruz, pisti kolayca yapmak üzere.

 

Mustafa Ali FIRTINA- Burada iktidar partisinin İl Başkan Yardımcısının şöyle bir sözü var, “kamulaştırma yapılsın ben bu ödeneği çıkartacağım” diyor. O zaman siz o 2 bin m2’yi onun sözüne istinaden kamulaştırıp oradan o ödeneği çıkartsak.

 

Başkan- Sayın Meclis Üyem, eğer parayı vereceklerse %10’u versinler. Şu anda ihaleye çıktığımız yer 1. aşama yer, zaten Belediyenin tapulu yeri. %10’u vermeyen gerisini verir mi? Ortada iki tarafın imzaladığı sözleşme yok. %10 yatmadı ve şu sözleşmeyi imzalamadılar (İmzalanmayan sözleşmeyi göstererek). Bu sözleşmenin sağ tarafını imzalasınlar yeniden bu projeyi ele alacağım. Spor Bakanı Ödemiş’e bu projeyi yaptırmıyor, bu kadar açık. Hiç uzatmaya, ısrar etmeye gerek yok. Evet, arkadaşlar İl Başkan Yardımcımız şu sözleşmenin sağ tarafını imzalatsın bana versin, olay bu kadar basit.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Başkanım, istimlâk yapılmadığından dolayı…

 

Başkan- İstimlâk falan bahane. Bu sözleşmede hiç de öyle bir madde yok. Bu sözleşmede arkadaşlar, sözleşmeyi dikkatli okuyun; sözleşme şartlarında öyle bir madde yok. Bu parayı Konya’ya verecekler, Ödemiş’e vermeyecekler. Bunu kıvırıyorlar, kıvırmasınlar arkadaşlar. Versinler %10’u işte tarihleri belli.

İsmail İrfan GÖLCÜK- Başkanım, pek kıvırmayı bilmezler, söz verdiler mi yaparlar. Bir bit yeniği var o işte, araştıralım.

 

Başkan- Her şey ortada, İhaleye çıktık, ihale şeffaf çıktı, ihale dosyasını alın bakın, proje ortada.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Şimdiye kadar verilen hiçbir sözden cayılmadı bölgede. Hatta gelişme var daha normal yol yapıyordu talep geldi duble yola çevirdiler. O zaman o işte bir bit yeniği var Başkanım, takip edelim, hiç zannetmiyorum bir kıvırma olduğunu.

 

Başkan- İsmail Bey, ben sizden şunu rica edeceğim, 4 Nisan 2012 ve 7 Mayıs 2012’de iki tane yazı yazdık Spot Toto’ya. Hala daha cevabını alamadık. Cevabını bize lütfen alınız, buyurun size vereyim.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Alalım.

 

Başkan- Resmi yazışmalar cevap süresi 1 ay olmasına rağmen, daha cevap vermedi Spor Toto.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Neymiş sebebi öğrenelim Başkanım.

 

Başkan- Sözlü olarak “kamulaştırma, şudur budur” diyorlar, öyle bir konu yok, açık söylüyorum.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- O itham edilen şahıslar bu parayı çıkarmak için çok mücadele verdiler.

 

Başkan- Bence yazılarımıza cevap versinler, yazıdan görelim bahaneyi.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Onun sebebini öğrenelim, yoksa boşu boşuna o para çıkmadı. Ödemiş gönüllülerinin hepsi uğraştı.

 

(Meclis üyesi İsmail İrfan GÖLCÜK ile Cevdet AYHAN arasında karşılıklı atışmalar)

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Başkanım, bu parayı çıkarttırmak için biz bile gittik geldik.

 

Başkan- İki yazımıza cevap versinler, sonuçta biz kamu kurumuyuz.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Bu memlekete günah yani, gençler bunu dört gözle bekliyor, bunu takip edelim.

 

Başkan- İsmail Bey şunu söylüyorum, biz kamu kurumuyuz, devlet kurumuyuz biz de, iki tane yazımıza bir cevap versinler zaten gerçek neden ortaya çıkar.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Sebep nedir öğrenelim.

 

Başkan- Hem nisan, hem mayıs yazımıza cevap vermediler.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Bu gün il olma meselesinde Başkanımla paylaştık gündüz, gittim İlçe Başkanına anlattım durumu, “bizle olacak ne varsa, parti olarak ne gerekiyorsa hazırız” diyorlar. Bunu konuşmaya gerek yok.

 

Başkan- Motodrag için spekülasyon yapılmasın. Sözleşmede kamulaştırma diye bir durum yok.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Sebebi nedir öğrenelim, varsa bir sebebi biz onu da aktaralım, herkesin önünde aktaralım.

 

Başkan- Yazılarımıza cevap versinler, cevapta kamulaştırma derlerse ben onu da ilan ederim. Ama sözleşmenin her hangi bir koşulunda, her hangi bir maddesinde kamulaştırma yok. Çünkü reklam bedeli olarak veriyorlar, hibe veriyorlar. Buranın tapusu veyahut da mülkiyeti kullanım hakkı onların olmayacak, Ödemiş Belediyesinin olacağı için, isim karşılığında reklam bedeli veriyorlar bize. Buyrun Mehmet Bey.

 

Mehmet KİREMİTÇİ- Rresmi kanaldan değil ama kamuoyunda duyduğunuz konuyu beraber karşılıklı doğrulayalım. En azından toplum bilsin. Konya bu pist Ödemiş’e değil buraya yapılacak deyip, Bakana baskı yapmış mı? Böyle duyduk.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Dedi kodu bunlar.

 

Mehmet KİREMİTÇİ- Medyada böyle konuşuluyor, spekülasyonda bundan kaynaklanıyor zaten.

 

(Tartışmalar)

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Mahalle dedikodusu yapmayalım.

 

Başkan- Tamam arkadaşlar, Hayrettin Bey bizim yazılara cevap geldiğinde hepsini çözeriz. Spor Toto derse ki kamulaştırma lazım, kamulaştırma yapın bu parayı vereceğiz diye resmi bir yazı yazarlarsa o zaman başımız üstüne kamulaştırmak için tekrar sizin önünüze getiririm konuyu, kamulaştırırız. Konu anlaşılmıştır arkadaşlar. Buyrun Kadir Bey

 

Kadir COŞAR- Sayın Başkan, bu gün kısa bir süreliğine de olsa Türk Hava Kurumu Binasındaki meydan projelerini az çok inceledim. Benim bütün Meclis Üyesi Arkadaşlarımdan ricam biraz zaman ayırıp, oradaki projeleri incelesinler. İkincisi; bütün İnşaat Mühendisleri ve Mimarlar Odasından, ilgili meslek grupları arkadaşlardan ve bütün Ödemişli hemşerilerimizden projeleri görmelerini ve fikir olarak katkıda bulunmalarını rica ediyorum. Üçüncüsü de; geçen hafta ziyaret etmiştim, Atıksu Arıtma Tesislerinin orada yapılan Mandıralar Ön Arıtma Tesisi gayet güzel olmuş ve bitmiş durumda, ama hiç kimsenin haberi yok. Burası ne zaman açılacak, ne zaman devreye alınacak. Yeni yeni mandıralar açılıyor, bazıları kapanıyor, bunların girişi çıkışı nasıl olacak ne kadar para harcandı bilgilendirirseniz merak ettim.

 

Başkan- Kısaca söyleyeyim, büyük bir ihtimalle 12 Haziran 2012 tarihinde açılışını yapacağız, şu anda deneme, su alma aşamasına geldi. En azından 5 gün deneme sularını alması lazım, mandıraların pis sularını. Ve hangi düzeyde arıtıldığını görmemiz lazım. 12 Haziran 2012 de açacağımız tesis mandıracıların paralarıyla yapıldı. Kendi kapasitelerine göre yatırdıkları paralarla yapılan proje. Kirli sular bizim arıtma tesisine alınabilecek kirlilik düzeyine indirilerek bizim arıtma tesisine alınacak, proje bitmek üzere. 12 Haziran 2012’de mandıracılarla birlikte açacağız. Kabaca söylenecek olan; mandıracılar normal koşullarda her birisi ayrı ayrı arıtma tesisi yapmaları gerekiyordu. İş kapasitelerine göre 500 bin lira ile bir milyon lira arası, eski parayla 500 milyar ile bir trilyon arası arıtma tesisi yapmaları gerekirken, yaptığımız bu ayrı deşarj hattı ve ön arıtma tesisiyle mandıracıları çok büyük bir yükten kurtardık. Aslında kentin süt endüstrisi ekonomisine de bir katkıda bulunmuş olduk. Size verilen listede bu projede var. Açılışta hep beraber bulunalım. Siz de iyi hatırlattınız Kadir Bey. Kent Meydanı Projelerini inceleyelim, Kent Meydanı projelerinde sizin de görüşleriniz, Ödemişlilerin görüşleri çok önemli. Bu meydan uzun yıllar kalacak, Ödemiş’te bir değişim yaratacak. Tüm bu Ödemişlilerin ve sizlerin görüşleriyle, Meslek Odaları, Mimar Mühendislerin görüşlerinin yansıtıldığı bir proje ancak başarılı olabilir. Zaten birinci olan projenin aynısı uygulanacak diye bir koşul da yok. O projenin belli yerleri değişebilir. O gözle bakarsanız memnun olurum, mutlu olurum.

 

Mustafa Ali FIRTINA- Jüri seçmeyecek mi Başkanım?

 

Başkan- Jüri seçimini yaptı, bitti, ilan edildi.

 

Mustafa Ali FIRTINA- Bunu nasıl seçeceğiz?

 

Başkan- Birinci projeyi biz uygulama projesi olarak vereceğiz. Ama şurası şöyle, burasını böyle yap deme hakkımız var. 3 tane dereceye giren, 3 tane de mansiyon kazanan proje var. Dereceye giren 6 projeyi Türk Hava Kurumu Binasında sergiliyoruz, o projelere görüş bildirebilirsiniz.

 

Bir Meclisimizi daha tamamladık, öbür Meclislerde buluşmak üzere, bir İl Meclisinde buluşmak üzere hepinize iyi akşamlar diliyorum. (Dedi ve oturumu kapattı)
 

 

ATATÜRK KÖŞESİ

SPONSOR BAĞLANTI


ANKET

Basım için hazırlamakta olduğum kitabımın adı "SABIK ALİ" sizin için ne ifade ediyor?
 

SİTE İÇİ ARAMA