06.02.2012 Tarihli Belediye Meclis Toplantısı'nda yer alan konuşmalarım... PDF Yazdır e-Posta

1. OTURUM


Başkan- Ödemiş Kent Meydanını, Tasarım ve Fikir Proje yarışması sonucu projelendirecektik, hatırlıyorsunuz. Jüri oluşturuldu. Jüri 2 kez toplandı ve jürinin aldığı kararlar doğrultusunda da Şubat ayında bu projeyi ulusal bir yarışmaya açıyoruz. Ve 30 Mayıs’ta da projelerin teslim edilmesini istiyoruz. Bu arada Ödemiş Kent Meydanını yani Belediye Binası yıkılarak oluşturulacak meydanı, bir başka projemiz olan Garajdaki Şehir Salonunun yıkılarak yeşil alan olarak kente katılması ile genişletiyoruz. Yeni oluşacak meydanla bir arada değerlendirilmesi ve arada kalan Tekel ile Adliye arasındaki caddenin de kent merkezi ve kent meydanı kapsamında değerlendirilmesi, fikir yarışmasına dahil edilmesi doğrultusunda bir görüş oluştu. Yarışmaya dahil olan alan arttı. Alan biraz büyüyünce hem yarışmayı daha cazip hale getirebilmek, hem de bu kadar geniş alanda yarışmacıların çalışabilmesi için ödüllerin yeniden düzenlenmesini talep etti jürimiz. Önceki Meclisimizde kabul edilen ödül toplamı 125.000 TL idi. Birinciye 40.000 TL, ikinciye 25.000 TL, üçüncüye 15.000 TL. Ve 3 tane katılımcıya da mansiyon olarak 15.000’er TL olmak üzere 45.000 toplam 125.000 TL ödül vermeyi planlamıştık. Ancak alan böyle genişleyince bir de çok ciddi firmaların, kurumların ve kuruluşların katılmasını özendirmek için yeni ödül sistemimizi birincilik ödülü 40 yerine 60, ikincilik ödülü 25 yerine 40, üçüncülük ödülünü de 15 yerine 20’ye çıkarıyoruz. Ancak mansiyon verip vermemeyi jürinin isteğine bırakmak üzere yeni bir ödül sistemi oluşturulması düşünüldü. Konu budur. Bununla ilgili yazıyı okutuyorum.

Katip Üye Enver YEŞİLYURT;


Mevcut Belediye Hizmet Binası alanının da yer aldığı Akıncılar Mahallesi, Akdeniz Caddesi, Hürriyet Caddesi, Saraçoğlu Caddesi ve Mithat Paşa Caddesi arasında kalan 25000.00 m2’lik alanda, içinde yeraltı otoparkının da bulunduğu KENT MEYDANI projesinin profesyonel düzeyde bir kent planlanması disiplini içinde ulusal düzeyde bir yarışma ile yapılması, proje şartnamesinin 2012 yılının ilk aylarında ilan edilmesi, ihale aşamasının tamamlanmasında sonra belediye binasının taşınarak mevcut binanın yıkılması suretiyle projenin uygulamaya konulması hedeflenmiştir.


Jüri çalışmaları sırasında Yarışma alanının; Ödemiş kentinin önemli kimlik değerlerinden olan ve Tayyare Parkı’nı da içine alarak, kent merkezinde bulunan kamu kurum yapıları ile birlikte, tescilli Türk Hava Kurumu Binası, tescilli eski Hükümet Konağı (Emniyet Müdürlüğü), Tekel Binası, eski Halk Evi Binası, Devlet Demiryolları Binaları gibi değerli kültür varlıklarının, tarihsel kamu yapılarının ve içinde korunacak sivil mimarlık örneklerinin yer aldığı geleneksel çarşı mekânı ve kentsel sit alanının bir bölümü ile Saraçoğlu Stadı, Ulus Meydanı ve Çamlık Parkı ile bir bütünlük oluşturması düşünülerek 107 hektar olarak büyütülmüştür. Belediye Meclisimizin 05/12/02011 tarih ve 163 sayılı kararı ile;


1. Ödül 40.000,00 TL.
2. Ödül 25.000,00 TL.
3. Ödül 15.000,00 TL.
3 Adet Mansiyon 15.000,00 TL.


TOPLAM…: 95.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Ancak yarışma alanının büyümesi nedeni ile ödüllerin yeniden belirlenmesi gerekmekte olup, konunun Belediye Meclisinde görüşülmek üzere gereğini arz ederim.

 

Başkan- Konu ile ilgili söz almak isteyen üyemiz? Buyrun.

 

Mustafa Ali FIRTINA- Söz almak istemiyorum ama siz biraz önce; “125.000 TL olarak belirlemiştik” dediniz.

 

Başkan- 95’i burada yanlış yazmışlar sanıyorum arkadaşlar. 3 tane mansiyon 15.000’er TL’ydi.

 

Başkan- Yani her birisi 5, toplam, 15 değildi, 15,000TL x 3’ tü, diye hatırlıyorum.

 

Mustafa Ali FIRTINA- Tamam, 125.000 TL denmişti.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Başkanım.

 

Başkan- Buyrun, İsmail Bey.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- İyi akşamlar arkadaşlar. 125.000 TL’yi aynen korusak, arttırmasak onu. Şöyle; birinciye 50.000 TL, ikinciye 35.000 TL, üçüncüye 20.000 TL, birinci mansiyon 10.000 TL, ikinci ve üçüncü mansiyon 5.000 TL dersek aynısını kullanmış oluruz.

 

Başkan- Mansiyon verip vermemekte jüri serbest.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Veya tamamen mansiyonu iptal edip, bu 5.000 TL’leri de diğerlerine verelim.

 

Başkan- Şu anda 120.000 TL veriyoruz. Mansiyonları da jürinin takdirine bırakıyoruz. Alan büyüdüğü için böyle bir düzenleme istedi jüri bizden. Onu değerlendiriyoruz. 55.000 TL veya 60.000 TL, çok fazla bir şey fark ettirmez.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Jüri daha çok isteyebilir, siz jürinin istemesine bakmayın.

 

Başkan- Evet, jürininkini biraz düşürdük. Onlar 90.000 TL, 100.000 TL’den kapıyı açtılar.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Tamamen teklif edilenden az bir fark var da 125.000 TL’den.

 

Başkan- Alanı genişlettiğimiz için önceki alanla yeni alan arasında biraz da olsa ödüllerde bir yükselme olması uygun olacaktır.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Bu şekilde olursa 40.000 TL Belediye kâra geçer.

 

Başkan- Zaten şu anda da 120.000 TL’de kalıyor. Garanti olanlar 125.000 TL yerine 120.000 TL’de kalıyor. 30.000 TL mansiyon kullanıp kullanılmayacağı belli değil.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Mansiyon hakkı verildikten sonra, kullanmama gibi bir durum olmaz.
Başkan- Jürinin içinde biz de Danışma Kuruluyuz. Jüri veya danışma kurulundan da biraz bahsedeyim. Danışma Kurulu Başkanlığı’nı Metin SÖZEN hocamız yapıyor. Ben varım, Ali TÜRER, Mualla AKGÜN, Şevket HASIRCI, Necati UYAR ve Saliha KARAASLAN. Bu grup Danışma Kurulu olarak burada bizim Belediye Meclisinde görüşülen konuları jüriye aktarabilirler. Jüri istediğine istediği rakamı verecek değil, yine biz uygun gördüğümüze mansiyon veririz. Böyle bir esneklik bırakmak katılımcı sayısını arttırır.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Yine az para değil Başkanım, verdiğimiz para. Az değil yani. Daha önce verdiğimiz para da az değil.

 

Başkan- Daha önce verdik bunu. Çok fazla bir şey değişmiyor . Jüri birincilik ödülünün arttırılmasını istedi, alan genişlediği için, esas nokta oydu. Mansiyon verip vermemekte serbestiz.

 

Zekeriya KARABIYIK- Toplam 120,000 TL mi vereceğiz Başkanım?

Başkan- 120,000 TL vereceğiz. Mansiyon hariç. Mansiyon için de 30.000 TL yetki veriyoruz jüriye ve Danışma Kuruluna. Bunu kullanıp kullanmamak da serbest.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Yani 150,000 TL oluyor.

 

Başkan- Evet. 150,000 TL oluyor.

 

Mehmet KİREMİTÇİ- Başkanım ben bir ilave yapabilir miyim?

 

Başkan- Buyrun.

 

Mehmet KİREMİTÇİ- Sayın Meclis Üyesi arkadaşlarım, biz komisyon olarak bu rakamları ortaya çıkarırken, şöyle bir taslaktan yola çıkmıştık. Mevcut uygulanılacak olan alandaki birim m2 fiyatları var. Orada taban fiyatlar üzerinden gidildi. Hatta diğer komisyonda harcanılacak olan rakamlar da var. Eğer rakamı daha az seviyelerde tutarsak büyük katılımcılar ve iştirakçilerin katılmama durumu da söz konusu olacak. Aslında buradaki rakam alan genişlediği için minimum birim taban ücretten değerlendirilmiş durumda. Komisyon olarak toplandığımızda taban ücret üzerinden yola çıkmıştık. Ben böyle küçük bir notu ilave etmek istedim.

 

Başkan- Katılımcıları özendirelim. Mümkün olduğu kadar çok sayıda profesyonel katılımcı gelsin. Hem bu alanı hem de ileride yapılacak Ulus Meydanını düzenlesinler.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Mansiyona gerek olamadıktan sonra…

 

Başkan- Mansiyonu demin de söylediği gibi Danışma Kurulu’nun içinde bizler de varız, ona özen gösteririz. O konuda sizi temin ederim. Mutlaka mansiyon verilecek diye bir şart yok. Buyrun, Nermin Hanım.

 

İmar ve Şehircilik Müd. V. Nermin Pervan KELESLİ- Jüri de mansiyona taraftar değil. Sayı bile belirtmek istemedi. Ancak belli bir bedel konulur, çok güzel bir fikir gelebilir ama ödüle layık değildir. Başka yerlerde eksik olursa elimiz de böyle bir miktar bulunsun. Ama kullanılmama gibi bir yetkimizde bulunsun. Gerekirse bu parayı hiçbir şekilde kullanmaya biliriz diye kendileri de belirtmişlerdi.

 

Başkan- Teşekkür ederim.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Mansiyonu kullanmazsak 5,000 TL daha kârlı oluyoruz.

 

Başkan- Şevket Bey, Mualla Hanım ve ben buna özen gösteririz. Başka söz almak isteyen… olmadığına göre oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler... Oybirliği ile kabul edilmiştir.

 

 

Başkan- Arkadaşlar gündemimizin 9.maddesi bu gecenin en güzel maddesi. Çok mutlu bir haber. 31 Ocak akşamüstü vakti bir yazı geldi Spor Toto Teşkilatı’ndan. Ödemiş Belediyesinin geçen sene Ocak aylarında hazırladığı bir proje dosyası vardı; Yeni motodrag pisti. Bu motodrag pisti ile ilgili ilk başta Mehmet Yeşil olmak üzere, Ödemiş’te motodrag sporunu başlatan ve yaşatan motodrag sporunu sevdiren arkadaşımız. Rukiye ve Gökhan YAĞVER arkadaşlarla beraber, Manisa Motodrag Kulübü’nden arkadaşlarla beraber, Ödemiş’te kalkan motodrag pisti yerine, Ödemiş’teki motodrag pisti hatırlıyorsunuz, daha önceki Belediye Başkanımız Sayın Mehmet ERİŞ tarafından yarışlar başlatıldı. Daha sonra aynı alanda Sayın Mahmut BADEM bu yarışları devam ettirdi. Ödemiş’te kalıcı olarak motodrag yarışları ve spor dalı yerleşti. Türkiye çapında adımızı duyurduk. Ve birçok ulusal yarışmaya da ev sahipliği yaptık o zamanlar için. Ancak pist olarak kullanılan o cadde bildiğiniz gibi ismi üstünde bir caddeydi. İlk yıllarda imar çok fazla gelişmemişti. Orada imar geliştikçe artık caddenin pist olarak kullanılmayacağı ve yeni bir alana ihtiyaç olduğu ortaya çıktı. Ve biraz önce bahsettiğim arkadaşların Belediyemize müracaat ederek bize bir yer gösterirseniz biz Spor Toto’dan bu parayı çıkartacağız demeleri üzerine fakat ne yalan söyleyeyim, çok çok fazla da inanmıyordum. Çünkü çok büyük bir yatırım. Ve yılda 3-5 defa yapılacak bir motodrag yarışları için Ödemiş’in seçilmesi ve Ödemiş’te böyle büyük bir yatırımın yapılması, açık açık söylüyorum, pek olacak bir iş gibi gelmiyordu. Ama yine de bizden bir proje istendiği için görev görevdir ve bir proje dosyası hazırladık. Projeyi hazırlarken de adet yerini bulsun diye çalakalem bir şey değil, şurada gördüğünüz gibi büyük ve kapsamlı bir proje ve ayrıntılı bir keşif hazırladık. Ve bu projeyi verdik onlara. Onlar aldılar ve Spor Toto’ya müracaat ettiler. Ve gel zaman git zaman arada güzel haberler geliyordu. Ben yine de o arada gelen güzel haberlere çok fazla inanamıyordum. Onun için çok fazla gündeme de getirmedim. Olmazsa hayal kırıklığı yaşamayalım diye. Ama biraz önce dediğim gibi 31 Ocakta gelen bir yazıyla Spor Toto Genel Müdürlüğü yeni yapılacak piste “Ödemiş Belediyesi Spor Toto Motodrag Pisti” isminin verilmesi, levhasının asılması koşuluyla bu talebimizi kabul etti. Yaptığımız proje de gerçekten güzel ve profosyonelce hazırlanmış bir projeydi, keşif bedeli 1.630.000 TL + KDV civarındaydı. Spor Toto keşif bedelinin hepsini Ödemiş Belediyesi’ne hibe olarak vermeyi kabul etmiş. Bu durumda gerçekten de Ödemişliler adına Spor Toto Genel Müdürlüğü’ne hepinizin huzurunda teşekkür ediyorum. Bu hafta veyahut da önümüzdeki hafta randevu alıp bu teşekkürlerimizi de ileteceğim Belediye Meclis kararımızla birlikte.Projede oluşturduğumuz yer, hatırlıyorsanız İzmir yolunun kıyısında, demiryolu ile İzmir yolu arasında 18/b uygulaması yapacağımız bir alandı.18/b uygulaması da 1-2 sene içinde yapılırsa İzmir yolu ile demiryolu arasında, orada bir alanı da motodrag olarak ayırırız, diye planlamıştık.Ancak bu kadar ani gelince ve 90 gün içinde ihale edilsin denilince, yeni yer arayışlarına girdik.Orasını çok kısa sürede bitiremeyiz. 90 gün içinde bu projenin belli bir yerde başlatılması için yerin temiz olması lazım. Kamulaştırma gibi itirazlar ve satın alma, tekrar Meclise gelip, Meclisten komisyona gitmesi çok fazla zaman geçirmek yerine hazır bir yerlerde bu projeyi uygulamak gerekiyordu. Cuma-Cumartesi günleri Ödemiş’in değişik yerlerine baktık. Cumartesi günü özellikle bir pikapla Ödemiş’in dolaşmadığım yeri kalmadı açıkçası. Dabbey yoluna baktık, Birgi yoluna baktık, İzmir yoluna baktık, demiryolu kıyısına, Ahrandı yoluna. Yani Ödemiş’te 1200 metre uzunluğunda ve dümdüz, düz bir satıh bulmak çok zor. Hakikatten bulamadım. Belediyeye geldiğimde Cumartesi günü öğleden sonra, o gülümseyen yüzüyle sevgili Nurgül ÇAMLIBEL ve yine onunla birlikte Kadir YILDIZ yani Ödemiş Belediyesi çalışanları, güler yüzüyle geldiler odaya. Ve bir yer bulmuşlar.Buldukları yer de Ödemiş için mükemmel bir yer. Kör istedi bir göz, Allah verdi iki göz misali, sadece motodrag pisti olarak değil aynı zamanda bir rekreasyon alanı olarak bir projenin yapılacağı bir yer. Burası 125. Yıl Parkı’nın doğu kısmında, o dere yatağı olan kısım. Onu da gösterebilirsek. (Barka vizyon gösterimini işaret ederek) Evet, aşağıda gördüğünüz yer 125. Yıl Parkı. Dümdüz o kırmızı çizgi de dere yatağı ve imar açısından da çok uygun bir yer. Herhangi bir imara ayrılmış alan yok. Tamamen dere yatağı bir alan Motodrag pistinin de içini sadece motodrag için değil, solunda ve sağında yaya ve bisiklet alanı olarak da ayırabiliriz. Ucunda o dere yatağının genişlediği bir alan var. O alanda da sular içinde, ağaçlar içinde bir çay bahçesi. O, özendiğimiz Eskişehir’e benzer bir proje haline gelebilir. Keşif miktarı da aslında bunları karşılayacak rakamda. Pistler ve seyirciler için yapacağımız oturum alanların, kafeteryalar, işte orada gördüğünüz kesit, onlar bizim hazırladığımız projenin parçalarıydı. Bu tribünün altında motorlar için odalar var. Lastik değiştirme odaları, tamir bakım odaları. Son derece profesyonel bir alan olacak. Bunları 125. Yıl Parkı’nın bir kısmına yerleştirerek Ödemiş çok mükemmel bir tesis kazanmış olacak. Gerçekten de şanslıyız. Ben bütün bu süreç içinde yardımcı olan herkese çok teşekkür ediyorum. Gerek Belediyemiz içinde, gerek Belediyemiz dışında ekip çalışmasıyla bir arada çok mükemmel bir proje Ödemiş’e armağan ediliyor. Ve ben de bu 90 günü verimli biçimde kullanarak, 90 günde bu projeyi yetiştirmeye söz veriyorum. Bu proje, Ödemiş’in projesi. Bugün gazetelerde okuduğunuz gibi oradan buradan gelen bir proje değil gerçek anlamda. Bugün gazeteler biraz beni şaşırttı. Mahmut Bey’in sanki bu parayı getirdiği gibi. Biraz önce söylediğim gibi başta Mehmet Yeşil’den başlamak üzere Rukiye Hanım, Spor Toto yetkilileri, Belediyemiz çalışanları, bu projeyi hazırlayanlar, çizen, yerleri bulan herkesin emeği var. Ve herkes bu proje için çalışacak. Bu proje Ödemiş’in malı olacak ve çok kısa sürede bitirirsek uluslararası motodrag yarışlarının yapıldığı Türkiye’deki ilk pist olacak. Şu anda Akhisar’da var, Konya’da var motodrag pistleri fakat uluslararası ölçülerde değil. Biz de yeni yaptığımız için buna özen göstereceğiz. Uluslararası standartta bir motodrag pisti yapılmasına özen göstereceğim. Ve inşallah 2-3 sene sonra da Ödemiş’e dışarıdan, Avrupa’dan motodrag sporuna sevdalı insanlar gelecek. Ödemiş’e değişik insanlar gelecek, Ödemiş’in ismini duyurmaya devam edeceğiz. Bu açıklamadan sonra ben Başkanlık Makamının 02/01/2012 tarih ve287 sayılı yazısını okutuyorum.

 

Katip Üye Mehmet KİREMİTÇİ-
“Önceki yıllarda belediyemizce yapılan motodrag pisti ile belediyemizin spora gösterdiği ilgi ve yaklaşımı Türkiye Motosiklet Federasyonu’nun da ilgisini çekmiş ve sayıca birçok “Özel ve Resmi Motodrag Yarışları ” Ödemiş’te yapılmıştır. Bu yarışlara Türkiye’nin dört bir yanından katılımlar olmuş ve 50 bini aşkın izleyici ile Ödemiş, Türkiye’de Motodrag Yarışlarının yapıldığı bir merkez aşamasına gelmiştir.
Dünya basını ve ulusal basında öncelikli haber olarak yer alan bu yarışların Türkiye’deki tek merkez olarak Ödemiş’te düzenlenmesi konusunda Türkiye Motosiklet Federasyonu ile yapılan görüşmeler olumlu sonuçlanmış ve uluslararası standartlara uygun motodrag pisti ve alanı yapmak üzere çalışmalara başlanılmıştır.
Ancak, belediyemizin bütçe olanakları böyle dünya çapında bir proje için yetersiz olup, maddi katkıya ihtiyaç duyulduğundan, Spor Toto Teşkilat Başkanlığı ile yapılan ön görüşme ve yazışmalar sonucunda, Teşkilat Başkanlığının 31/01/2012 tarih 394 sayılı yazısı ile tesisin “ Ödemiş Belediyesi Spor Toto Motodrag Pisti” ismini alması ve buna ait reklam tabelası konulması karşılığında 1.627.130 TL. yardım yapılmasının kabul edildiği belediyemize bildirilmiş olup, yazı ekte sunulmuştur.
Yapılması planlanan yeni motodrag pisti için tesise “Ödemiş Belediyesi Spor Toto Motodrag Pisti” isminin verilmesi ve buna ait reklam panosu konulması karşılığında T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Toto Teşkilat Başkanlığı’ndan yardım talebinde bulunulması, uygun görüldüğü takdirde bu konuda düzenlenecek sözleşmeyi imzalamak, tesis için uygun yer oluşturmak ve diğer iş ve işlemleri yürütmek üzere Belediye Başkanına yetki verilmesi konusunun görüşülmesini arz ederim.”

 

Başkan- Konu ile ilgili söz almak isteyen üyemiz? Buyrun, Mustafa Ali Bey.

 

Mustafa Ali FIRTINA- Tekrar hepinize iyi akşamlar diliyorum. Ben sizin öz eleştiriniz için sizi tebrik ediyorum. Ben bu konuyla ilgili Temmuz ayında konuşmak için söz aldığımda sizin gerçekten bu hibeye inanmadığınızı anlamıştım. Çünkü “ Biz öyle bir para olsa üzerine atlarız ” demiştiniz o günkü tutanaklardan görüldüğü üzere. Öncelikle sizi tebrik ediyorum bu konuda özeleştiri yaptığınız için. Fakat şöyle bir şey var. Ben burada o yapmış, bu yapmış değil tabi ki sizin de katkınız var. İsmail Bey’in, Mehmet Bey’in. Burada Ödemiş çok güzel bir tesis sahibi oluyor. Bu Avrupa’nın, az önce siz de söylediniz Türkiye’nin birinci, Avrupa’nın ikinci pisti olacak motor yarışları için. Ve burada şöyle bir şey düşünülebilir mi diye kafamda oluştu. Burada motor yarışlarını Ödemiş’e getiren İsmail Yeşil’in 2001-2002-2003-2004-2005 yıllarında 5 defa ya da 4 defa Türkiye şampiyonluğu var. İsim olarak zaten o şart koşulmuş, isimde bir değişiklik yapamayız ama ben en azından şeref tribününde “Şampiyon İsmail Yeşil Şeref Tribünü” olarak onu onore etme açısından, çünkü onun bence herkesten çok katkısı var. Ödemiş’teki motor sporlarını bence doğuran insan, o insan. Ben onun adının ölümsüzleşmesini istiyorum orada, en azından.İkinci bir konu da şu; şimdi bu 1.600.000 TL ile pistin seyirci tribünü ve de alanları yapılacak. Fakat benim öğrendiğim bu pistte ışıklandırma, yani gece yarışları yapılmasına müsait değilmiş. Ben sizden belediye olarak ışıklandırma olarak bir proje yapmanızı öneriyorum. Çünkü Avrupa da artık gece yarışlarına da rağbet büyük. Eğer böyle bir şey yaparsak daha farklı bir şey de olabilir diye düşünüyorum. Bu anlamda ben 7. ayda yaptığım konuşmada da, bu projenin ilk çıktığı anda da bunun Ödemiş’e geleceğine inanıyordum ve korkuyordum kaçmasın diye. E kaçmadı, çok güzel oldu. Ödemiş’e çok faydalı oldu. Ben emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

 

Başkan- Teşekkür ederim. Gerçekten de Yeşil ailesinin orada şeref tribününde bir yeri olması çok uygun bir öneri. Bunu da bu projeyi açma aşamasına geldiğimizde oraya isim vermek hakikatten de onların hakkını teslim etmek olur. Dediğiniz gibi bu proje içinde gece aydınlatması da olmalı. Hatta pistin yanında yarış olmadığı zamanlarda yürüyüş ve bisiklet alanları da tasarlayacağız. Verilen para buna yeterli. Bu parayı orada en ekonomik tasarımla, gerek gece yarış yapılması, gerekse pistin solunda ve sağında yürüyüş ve bisiklet alanları için kullanabiliriz. Bu parayı en ekonomik biçimde kullanacağız.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Biraz önce madde görüşüldüğünden beri hiçbir şekilde Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın ismi burada zikredilmedi.

 

Başkan- Levhada Spor Toto ile beraber, işte orada görüyorsunuz.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Sayın Başkanım, tutanaklar orta yerde. İsterseniz tekrarlayalım.Başkanım da birçok şey bu Mecliste projeler aksadığında birileri tarafından engellendiği, daha doğrusu Hükümet tarafından, birileri tarafından engellendiği söylendi, hatırlarsınız. Ama sizin de Allah razı olsun, çok güzel itiraf ettiniz, teşekkür ederiz. Mustafa kardeşimin dediği gibi güzel bir özeleştiri yaptınız kendinize. Ama beklerdim ki bu arkadaşlarımın veya sizin de nasıl bir engellemenin ima edildiği birçok proje açıklanasın.Bu projede de Gençlik ve Spor Bakanı ve Sayın Suat KILIÇ’ın da burada anılmasını isterdim bende. Ki hiçbir şekilde Belediyemizin fazla bir emeğinin olmadığını siz kendiniz söylediniz. Hoş olmaz mıydı acaba sizce.

 

Başkan- Olur niye olmasın? Siz belirttiniz. Ben hepsini tek tek saymadım. Buna emeği geçen o kadar çok insan var ki. Tek bir kişinin üzerine almaması gerektiğini vurgulamaya çalıştım.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Bir ismin bu parayı getirdiğinden rahatsız oldunuz ama Başkanım. Bundan nasıl rahatsız oluyorsanız, size burada, meclisin başkanı olarak size bu düşer.

 

Başkan- Şimdi arkadaşım madem açtınız konuyu, motodrag pisti için şöyle bir gazete haberi çıkmamalı Ödemiş’te. Mahmut Badem’in ismiyle çıkmaz.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Kendisi…

 

Başkan- Ben herkesi sayıyorum. Hatta, belediyemizde çalışan bir tane memur, Cumartesi günü çocuğunu ailesini bırakıp gelip, pist yerini onların bulduğunu söylüyorum. Teslim ediyorum hakkını.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Teşekkür ediyorum.

 

Başkan- Burada bu projeyi yapan, çizen herkesi anıyorum. Ödemiş Belediyesi’nin mimarları çizdi bunu. Bu projeyi bir mimar hayatı boyunca bir kere çizer, motodrag pistini. Araştırdılar, incelediler, çizdiler. Bunun keşfini hazırlayan insanlar var. Motodrag yarışını Ödemiş’te sevdiren insanlar var. Motodrag’ı ilk yaptıran Mehmet ERİŞ var. Ondan sonra devam eden Mahmut BADEM var. Ve bütün bu hazırlığı yapan birçok insan var. Kalkıp da tek başına Mahmut BADEM sahip çıkıyorsa buna da hiç kimse izin vermez, başta ben olmak üzere. Dediğiniz gibi Spor Toto, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Başbakanlığa bağlı. Cumhurbaşkanımız da var. Hepsine teşekkür ederiz katkıda bulunan. Özellikle vurgulamanızın anlamı yok.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Peki Başkanım. Diğer haberin muhatabı burada değil. Onu da kendisiyle bir şekilde ama basın yolu ama şeyle farklı konuşursunuz. Bu da sizin..

 

Başkan- Çok güzel iş beceriyorlarsa 9 tane maddem var benim, Hükümetle hallolacak. Daha önce size Kasım ayında verdim. Alın bunların bir tanesini halledin, olmuş işi sahiplenmeyin.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Hallederiz Başkanım.

 

Başkan- Yani olayı siyasi boyuta taşımamak için ben çok güzel söyledim her şeyi. Ama siz kalkıp da…

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Ben öyle bir şey söyledim mi Başkanım?

 

Başkan- Hükümet var zaten, hükümet olmayacak mı?

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Engelliyorsunuz diyorsunuz Başkanım bazı şeyleri.

Başkan- Benim ağzımdan engelliyor kelimesi çıkmadı. Ben sadece tek başına kimse sahip çıkmasın dedim. Gazeteyi de göstermemiştim, siz istediniz gösteriyorum.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Bazı şahıslarla probleminiz varsa. Tamam, siz de karşılığında beyanat verin Başkanım. Bu kadar basit.

 

Başkan- İşte şimdi buradan veriyorum beyanatı. Kimseye bırakılmaz bu iş. Bu iş, Ödemiş’in işidir.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Ben de o zaman şöyle söyleyeyim Sayın Başkanım. Ben de bir AK Parti Belediye Meclis Üyesi olarak benim hükümetimin buraya sağladığı parayla gurur duyuyorum o zaman yani. Bu kadar basit Başkanım.

 

Başkan- E bende Ödemiş Belediyesi olarak güzel bir proje yaparak, güzel bir proje hazırlamış olmaktan gurur duyuyorum. Proje yapmadan kimse para vermez. Daha önce Ödemiş Belediyesi’nde böyle projeler yapılmadı. Yapılsaydı para bulunurdu. Güzel proje yapıldığı için para bulundu. Bu projeyi yapan, hazırlayan Belediyede çalışan tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Biz de teşekkür ediyoruz Başkanım.

 

Mehmet KİREMİTÇİ- Ben de son bir söz alabilir miyim? Bu konuyla ilgili bir parantez açacağım. Biz yanlış hatırlamıyorsam, Mayıs-Haziran dönemi olacak, yaz başlangıcı falan motodrag Ödemiş Spor’daki bir dal olduğu için ben de ilgilendim. Bu işin bu noktaya gelmesindeki sebebi söyleyeyim. Gerçekten de elde bir proje olursa yukarısı farklı bakıyor. Biz Mehmet YEŞİL’le görüştüğümüzde, Spor Toto’dan gelecek rakamın 400.000 TL-450.000 TL, bilemedik 500.000 TL civarında bir rakam olacağı konuşuluyordu. Şimdi her şey karşılıklıdır. İzmir yolu ve tren yolu arasında olan güzergahtaki alana baktığımızda, 1000 metreye 30 metre alana baktığımızda, 40.000-46.000 m2 arasında bir kamulaştırma yapılması gerekiyor diyerekten kabaca bir hesap 2.300.000 TL bu işin sadece kamulaştırılması. Diğer projeler daha ortada yok. Sadece kamulaştırma için. Ortada 400.000 TL-450.000 TL lik bir rakam var. Bu rakamla nasıl yola çıkacağız? Bu rakam düşük kaldığı için de iş askıda kaldı. Nitekim proje hazırlandıktan sonra yukarısı bu rakamı yükselttikten sonra iş hızlanmaya başladı. Tabi ki bu işte emeği geçenlere, rakamı yükseltenler de, hepsine teşekkür ederiz. Proje olduğu noktada iş buraya kadar geldi. Mustafa Bey’in o sözüne karşılık bunu açıklama gereği duydum. Yani ilk etaptaki çıkan rakam, 400.000 TL-450.000 TL idi. O yüzden çok fazla nazara, itibara alınmadı. O kadar bir parayla böyle bir proje tabi ki bitmezdi.

 

Mustafa Ali FIRTINA- Hayır, ben o günde 1.600.000 TL olduğunu söyledim.

 

Mehmet KİREMİTÇİ- Hayır hayır. Mehmet Bey’in kendisine sözlü olarak Ankara’dan bu kadar para çıkacağını söylemişler Federasyondan. Çünkü Federasyonda seçimler var. Bu rakamlar üzerinde konuştuk her zaman için. Kendisi de şahittir burada.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Herkese biz de teşekkür ediyoruz.

 

Mehmet KİREMİTÇİ- O günkü rakam bu olduğu içindi.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Başkanım başta benim dediğim laf bu değil. Ben Başkana başka bir şey söyledim, Başkan Bey de bana gazete beyanatını gösterdi. Ben öyle bir şey söylemedim burada. Konuyu öyle bir yere getirdi ki Mehmet Bey Sayın Başkanım; yani benim söylemediğim bir şey…

 

Başkan- Hayrettin Bey, Spor Toto demedim mi? Spor Toto Bakanlığa bağlı işte. Oraya da astım. Yani özellikle.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Başkanım Bakanlık demediniz. Ben sadece demediğinizi söyledim. Demediniz.

 

Başkan- Peki, şöyle söyleyeyim. AK Parti Hükümeti’ne çok teşekkür ederim. Bundan sonra şu 9 maddeyi de bekliyorum AK Parti Hükümeti’nden.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- İnşallah. Şartlı olarak teşekkür ediyorsunuz Başkanım.

 

Başkan- Hayır şartlı değil. Bunları da bekliyoruz. Burada beklediklerimi sayayım lütfen. Bir, Üzümlü Barajını bekliyor Ödemiş. İki, Ödemiş Kültür Merkezi’nin devrini bekliyor. 2 sene boyunca hala daha bakan imzasında, Maliye Bakanı imzasında bekliyor. Üç, İlkkurşun Spor Salonunun Ödemiş Belediyesi’ne devrini bekliyorum. Dört, TOKİ’yi bekledik 2,5 sene. Herhangi bir cevap alamadık, kendimiz yapıyoruz. Beş, Devlet Demiryolları Müdürlüğü’ne ait tescilli binanın Ödemiş Belediyesine devri hususu ve orasının da Ödemişlilere kazandırılmasını bekliyorum. Çevre yolunun açılmasını bekliyoruz. Katı Atık Düzenli Depolama Tesisi’nin önünde Kaymakçı Yolunun önünde kavşak yapılmasını bekliyoruz. Ahrandı tepesinin altında amfitiyatro, piknik alanı ve rekreasyon alanı yapılmasını bekliyoruz. Birgi- Kiraz yolunun çift yön ve ortası refüjlü yapılmasını bekliyoruz. Ve DSİ’nin de taşkın ve su basma önleme projelerini bekliyoruz. Birer birer bunların hepsini halledin, hepinize teşekkür ederiz. Bu kadar basit.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Başkanım, eğer o manada cevap vereceksek ben de size imalı cevap veririm. Mesele bu değil ki.

 

Başkan- Benim tavrımı biliyorsunuz, ben hiç kimseye karşı önyargılı değilim.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Konuyu dağıttınız Başkanım. Ben böyle bir şey demedim. Ben size bir şey söyleyeyim….

 

Başkan- Dediniz ki Bakan, Bakanlık. Bakanlık nereye bağlı, AK Parti Hükümetine bağlı. Yani AK Parti’ye teşekkür et dediniz. Bu kadar basit. Ben de dedim ki bunu siyaset dışı tutalım, herkese teşekkür edelim. Hatta bir kişi bile sahiplenmesin. Ben Belediyemizdeki bir memura bile teşekkür ediyorum. O kadar.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Aynen katılıyorum.

 

Başkan- Buyrun, İsmail Bey.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Arkadaşlar, önce bir şöyle derin nefes alın, bir sakinleşin. Bu iş gergin havada olmaz. Bir de Başkanım birbirimizi azarlamayalım. Bu işi sakin bir şekilde tartışalım. Ödemiş’e bir hizmet yapılıyor. Bu Ödemiş’e de hizmet yapan, bir çivi çakanı alnından öperiz.

 

Başkan- Evet. O kadar, basit.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Her vatandaş bunu takdir eder. Hele hele şimdi bu yeni bulunan yerde yine bizim siyaseten yapabileceğimiz bir şey varsa biz her zaman elimizi taşın altına sokmaya hazırız. Ancak şimdi siyaset biliyorsunuz bazı kademelerden geçmeyince çözülmüyor. Şimdi yerel yönetimlerde yerel yapılacak işlerde nasıl Ödemiş Belediyesi başarılı oluyorsa, merkezi hükümetten de bazı şeyleri aşmak için biz o şahısların kapısını çalıyoruz. Nasıl siz bize 9 tane madde verdiniz. Bunların içinde bir tanesi bizim cebimizde saklı. En başta müjdesini vereyim. Üzümlü Barajı yapılıyor. Ve bu Mahmut BADEM’in sayesinde yapılıyor Başkanım. Biz Ankara’da kimi tanırız. Bu adını andığımız şahıs şimdi, rahatsız olmamıza gerek yok, İzmir’de yerel yönetimlerden sorumlu İl Başkan Yardımcısı. Ve yalnız biz Ödemiş’i değil, bugün Kiraz’ı, Beydağ’ı, Küçük Menderes Havzası’ndaki bütün belediyeler, Tire Belediyesi, Bayındır Belediyesi, gerek kanal işlerinde, gerek cezaevinin bina meselesinde, Hastane meselesini biliyorsunuz. Hayatta hiç yani Hükümetten yapmadığı kararları aldırdık biz bu şahısın sayesinde aldırdık. Ve yine de o şahsın kapısını çalmak mecburiyetindeyiz. Bundan rahatsız olmayalım. O sizin verdiğiniz 9 tane maddeyi de o şahsın aracılığı ile götürüp iletiyoruz, öyle yapıyoruz. Çünkü şu anda iletişim onun aracılığı ile yapılıyor Ödemiş’te. İlçe Başkanı ve İl Başkanı aracılığı ile yapılıyor. Ve bu şekilde yapmaya devam edeceğiz. Hiç birbirimize darılmayalım. Siyaseti de bu kadar germeyelim. Amaç Ödemiş’e hizmet.

 

Başkan- Ben tekrar ediyorum. Hiç kimse bir projeyi, tek başına bir gazetede sahiplenmesin.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Sahiplenmesin.

 

Başkan- Buna izin verilemez. Saydığım bir sürü isim, herkesin burada katkısı vardır. İçinde kendisinin de katkısı vardır ama katkısı vardır. Bu projenin sahibi değildir o.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- O zaman ben açıklamayacaktım. Bak şimdi Suat Kılıç’a Mahmut Bey bizzat telefon etti. “Bunun üzerinde bekliyoruz Bakanım” diye ricada bulundu. O Mehmet YEŞİL bu işe şahittir. Defalarca o arkadaşın kapısı çalındı. Yalnız bu meselede değil bütün meselelerde kapısını çalıyoruz Başkanım.

 

Başkan- Sayın Meclis Üyem. Ben de Ödemiş Belediye Başkanı olarak, Ödemiş’in bir anı plaketi ile beraber ben de Sayın Suat Kılıç’a gidip Ödemişliler adına teşekkür edeceğim. Bu konuda herhangi bir kuşku yok.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Tabi Başkanım yapılması gereken bu.

 

Başkan- Şüphesiz.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Yoksa yani Ödemiş Belediyesi CHP’li de hükümet AK Partili deyip hizmette hiçbir zaman aksama olmuyor, makaslama olmuyor. Diğer belediyelerde de bu görülüyor yani.

 

Başkan- Yok, biraz CHP’li Belediyeler Hükümetten alamazsa ne yapar diye B planını hazır tutuyor. Biraz da öyle bakın ona.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Ben kabul etmiyorum. İcraatlar gösteriyor Başkanım.

 

Başkan- Biraz da öyle bakın ona.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Bugün Kiraz’ın yolu yapılıyor. Genişleme çalışması var Kiraz’da. Hangi partiden? Beydağ’ın yolu yoktu projede, o şahsın bir telefonuyla Beydağ’ın yolu genişleme projesine alındı. Ovakent’in yolu yükseltilecek su basıyor diye, projeye alındı. Ulaştırma Bakanlığınca.

 

Başkan- Projeye alınıyor da kim ödüyor, kamulaştırmasını kim ödeyecek? Ödemiş Belediyesi ödeyecek. DSİ neden ödemiyor kamulaştırma bedelini?

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Hayır Başkanım, yolu yükseltme.

 

Başkan- Önce dere yolu bir açılacak. Önce dere yolunu açabilmek için 80.000 TL para ödeyecek Ödemiş Belediyesi. Daha önce Meclisimizden geçti.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Başkanım Devlet Su İşleri’ne götürdüğünüz projeler yapılmıyor mu? Yapılıyor.

 

Başkan- Hayır kamulaştırmasını kim yapacak? Ödemişli’nin parasıyla Küçük Menderes’in ıslahı için kamulaştırma yapıyoruz. Bunları da bir ortaya koyalım Ödemiş Belediyesi’ni. Ödemiş’in CHP’li belediyesine de bir teşekkür etmek lazım.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Teşekkür ediyoruz Başkanım herkese.

 

Başkan- Biz de teşekkür ediyoruz. Mesele Hayrettin Bey, “Spor Toto’ kime bağlı” diye sormaya başladığı zaman çıktı. Spor Toto’nun kime bağlı olduğu belli. Tekrar etmeye gerek var mıydı?

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Bu iş bu şekilde yürüyor Başkanım. Yürütmeye de devam edeceğiz yani.

 

Başkan- Peki.

 

Abdullah AKIN- Başkanım, bir şey sorabilir miyim? Hulusi Uçaçelik’in yanındaki çayı doldurarak mı yapıyoruz?

 

Başkan- Yanındaki çay üstüne, çayı ıslah edeceğiz. Yan tarafından çay ıslahı geçecek. Öbür tarafındaki o boş alana da motodrag pistini yapacağız.

 

Abdullah AKIN- Hem değerlenmiş oluyor. Hem de dere ıslah edilmiş oluyor.

 

Başkan- Hem de güzel, yeşillikler, sular içinde çay bahçeleri ve orada yeşil yürüyüş alanları olacak. Bu da Ödemiş’in bir şansı olacak. O zaman konuyu şöyle topluyoruz. Ödemiş çok güzel bir eser kazanacak. Ben de bu 90 gün süreyi çok iyi kullanacağım, emin olun. Uluslararası düzeyde bir motodrag pisti yapacağız. Ve inşallah bizim dönemimize denk gelir. Hep beraber Meclis Üyeleri olarak 25 kişi gider, o motodrag pistini açarız. Konuyu da oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler… Oybirliği ile kabul edilmiştir. Çok teşekkür ediyorum.

 

Kadir COŞAR- İsim olarak da Spor Toto…

 

Başkan- Tabi, hem isim oldu hem de protokolü imzalama yetkisi verdiniz.

 

Enver YEŞİLYURT- Reklam anlaşması.

 

 

Başkan- Ara vermeden önceki son maddemiz değerli arkadaşlarım, imar tadilatına karşı bir itiraz. Burasını, belediye binasını kaldırarak kent meydanı yapmak ve belediye binasını da şu anda garaj olarak kullanılan alana taşımak ve öndeki şehir salonunun yıkılması ve şehir salonunu da fuar alanının kuzeyine taşımak gibi. Bu imar plan tadilatına süresi içinde itiraz oldu. Bu itirazın 15 gün içinde sonuçlandırılması gerekiyor Belediye Meclisi tarafından. Onun için bu konudan sonra birazdan ara vereceğiz. 25/01/2012 tarih ve 201 sayılı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün yazısını okutuyorum.


Katip Üye Mehmet KİREMİTÇİ-
“İlgi:Kale-Han Turizm taşımacılık Gıda, Petrol Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, Gökay SENGÜL, Hasan YALÇINER, Şükrü DEMİRAL, Mehmet UYSAL Ekmek, Gıda, Turizm, Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, Mümin MUTLUER, Abdüllatif TOPOĞLU ve Nihat EROĞLU vekili Av. Kadir YETİK’E ait 30/12/2011 tarihli dilekçe.

 

Yeni Belediye Hizmet Binası yapılması amacıyla 30 L III a imar planında tadilat yapılmış olup, Belediye Meclisimizin 05/12/2011 tarih ve 165 sayılı kararı ile onaylanarak 19/12/2011 ve 19/01/2012 tarihleri arasında askıya asılmıştır. Askı süresi içerisinde, ilgili dilekçe ile itirazda bulunulmuştur.


3194 Sayılı İmar Kanunun 8.maddesinin (b) bendinde “…Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.” denilmektedir.


3194 Sayılı İmar Kanunun 8.maddesinin (b) bendinde istinaden yapılan itirazın incelenmesi için Belediye Meclisine havalesini müsaadelerinize arz ederim.”

 

Başkan- Arkadaşlar, burada söylenen belediye binasını buradan kaldırma, oraya da belediye binası yapma gibi. İmar plan tadilatına itiraz. Bu hususta söz almak isteyen üyemiz? Buyurun, Mustafa Ali Bey.

 

Mustafa Ali FIRTINA- Bu dilekçede itirazda sadece yasal açıdan itiraz ediyoruz diyor. Herhangi bir açıklama, açılmış bir dava yürütmenin durdurulması ile ilgili ya da bildiğimiz somut şeyler var mı? Sadece itiraz etmiş.

 

Başkan- İzmir 2. İdare Mahkemesi Esas no: 2012/42, yürütmenin durdurulması.

 

Belediye Hukuk Müşaviri Av. Çetin GACAR- 3 tane dava açıldı.

 

Yazı İşleri Md. Aziz ÖZGEN- İmar planına değil ama meclis kararına.

 

Başkan- Şu anda konuştuğumuz Meclis Kararına itiraz. Arkadan bir dava daha açılmış. O da Belediye Meclis Kararına itiraz. Onların kopyaları da burada bilgilerinize sunabilirim. İmar Komisyonu bunları da incelesin, açılmış diğer davaları da. Şu anda bir tane davaya bakıyoruz.

 

Mustafa Ali FIRTINA- Biz de görebilir miyiz onları?

 

Başkan- Tabi, İmar Komisyonu şimdi birazdan toplanacak. İmar Komisyonu da bunları değerlendirecek. İmar Komisyonuna havale etmemiz gerekiyor.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Başkanım buradaki arkadaşların gerekçesi ne acaba?

 

Başkan- Bir tanesi stratejik planda bu iş yer almıyor gibi bir itirazı var.

 

Yazı İşleri Md. Aziz ÖZGEN- Başkanım bu imar planına değil yalnız. O Meclis Kararına itiraz. Şu anda imar planına itiraz görüşülüyor. Dava açılan olay Meclis Kararı. Daha önceki Meclis Kararına.

 

Başkan- 3 tane dava var. Birazdan bakın, inceleyin. 3 tane dava var. Çetin Beyde o konu ile ilgili bilgi versin. Zaten İmar ve Hukuk ortak komisyonuna havale edeceğiz.

 

Mualla AKGÜN- Yani imar planı tadilatına, Meclis Kararında alınan imar planı tadilatına itiraz var.

 

Yazı İşleri Md. Aziz ÖZGEN - İmar Komisyonuna gidecek onun için.

 

Başkan- Hukuk Komisyonuna da beraber incelesin. Buyrun Yaşar Bey.

 

Yaşar TOKALI- İtiraz dilekçesini ben inceledim burada Başkanım. Burada sadece “İlgili imar plan tadilatı, şehir plancılığı, imar mevzuatı, imar planına diğer yasal açılardan itiraz ediyoruz” diyor. Halbuki burada eğer bir itiraz yapılacaksa, bunun gerekçelendirmesi lazım. Şehircilik planlaması bakımından ne gibi sakıncaları bulunuyor? Bu plan değişikliğini yaptığımız zaman biz burada herhangi bir inşaat alanı arttırmıyoruz. Kimseye rant da sağlamıyoruz. Böyle bir dava Türkiye’de zannedersem ilk olacaktır herhalde. Ben basından takip ediyorum. Gazetelerde okuduğum zaman hep şu şekilde davalar açılıyor; yeşil alanlar imara açılıyor ya da yapılaşma arttırılıyor. Sivil toplum örgütleri buna karşı dava açıyorlar. Bizim burada imar tadilatında yaptığımız tam aksine. Mevcut inşaatları ortadan kaldırıyoruz, yeşil alanları arttırıyoruz. Burada Ödemiş’e yakışır bir şehir meydan oluşturmaya çalışıyoruz. Ödemiş’in ihtiyacı olan yeraltı otoparkı yapmaya çalışıyoruz. Bunun neyine itiraz ediliyor, ben anlamadım bunu. Benim burada son olarak belirtmek istediğim şey şu; orada garajda bizim yıllardan beri kiracılarımız var, belediye kiracıları var. Bu insanlar gerçekten de bu işyerlerini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya mı?

 

Başkan- Değiller, hayır değiller. Önce onu düzelteyim. İşlerini kaybetmekle karşı karşıya değiller.

 

Yaşar TOKALI- Bu insanlar gerçekten de yıllardır burada esnaflık yapmışlar. 20-30 seneden beri benim aynı yerde çalıştığını bildiğim insanlar var. Bunlar bu imar planı tadilatına hani böyle itiraz ederekten, geciktirerekten biraz daha orada fazla kalabilir miyiz düşüncesinde zannedersem.

 

Başkan- Ne kadar fazla kalırlar?

 

Yaşar TOKALI- Ama zannedersem biz bunları zaten mağdur etmeyeceğiz. Yeni garajda bakkal olacak, orada lokanta olacak, orada servis istasyonu olacak. Burada sadece mağdur olabilecek bir tek Belediye Ekmek Fabrikası var. Buna da bir çözüm yolu biz Belediye Meclisi olarak bulursak, Belediye olarak bulursak orada mağdur olacak kimse yok. Servisçi orada aynı işi yeni garajda devam ettirebilecek. Lokanta da devam ettirebilecek.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- İhaleye girmeden olur mu acaba?

 

Yaşar TOKALI- Nasıl?

 

Hayrettin ÖZBUDAK- İhaleye girmeden verebilir misiniz? Burada kanunen soruyorum, bilmiyorum.

 

Yaşar TOKALI- Onu araştıracağız, bakacağız.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Ama bunu da vadederken biraz…

 

Yaşar TOKALI- Müktesep hak diye de bir şey var.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Olur mu canım? O eskiydi yani. Avukat burada, avukat var.

 

Başkan- İhale etmeden olmaz.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Hukukçu değilim ama boşuna şey yapmayalım.

 

Yaşar TOKALI- Çözüm bulunabilir onlara.

 

Başkan- Buradaki konu onların mağdur olması değil.

 

Yaşar TOKALI- Çözüm bulunabilir. Ama neticede bakın bu garaj eninde sonunda buradan kalkacak. Bu imar plan değişikliği yıllar önce yapılmış, bizlerden önce de yapılmış. Bugün olmasa, yarın olacak bu. Şu bizim bildirdiğimiz imar tadilatında 1 m2 inşaat artışı yok, kimseye rant sağladığımız yok.

 

Başkan- Ayrıca oybirliği ile çıktı.

 

Yaşar TOKALI- Böyle bir konuda dava açıldığını hiç duymadım daha.

 

Başkan- İşte tamam şahit oluyoruz işte.

 

Yaşar TOKALI- Bir ilki yaşıyoruz.

 

Başkan- Tamam, yaşarız. Ödemiş birçok ilklerin şehri. Peki, teşekkür ederim. Buyrun, Kadir Bey.

 

Kadir COŞAR- Sayın Başkan, Değerli Arkadaşlarım. Şimdi bu esnaf arkadaşlara da herhalde benim bildiğim kadarıyla tebliğler verildi. Şartnameler, kira şartnameleri gözden geçirildi.

 

Başkan- Gerekli noter işlemleri yapıldı. Şu an onlarla ilgili bir sorunumuz yok. Sorun o değil.

 

Kadir COŞAR- Bir itiraz oldu mu?

 

Başkan- Hayır olmadı.

 

Kadir COŞAR- Arkadaşların çoğu, yani % 90’ı sıcak bakıyorlardı, esnaf arkadaşlardan bahsediyorum, bir. İkincisi de; Ödemiş Belediyesi’ne yakın zamanda bir yazı geldi mi “bina deprem yönünden sakıncalıdır, terk ediniz” diye?

 

Başkan- Ödemiş Belediye Binası mı? Evet, benzer bir yazı geldi.

 

Kadir COŞAR- İçeriği nedir? Onu arkadaşlara aktarırmısınız?

 

Başkan- O bu konuyla bağlantılı değil. Onu daha sonra aktarayım. Bu konu komisyona gidecek, İmar Komisyonuna.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Başkanım, bu dava açan arkadaşların hiçbirisi belediye binası yapılmasın, kent meydanı

yapılmasın diye bir düşünceleri olduğunu zannetmiyorum.

 

Yaşar TOKALI- Biz de zannetmiyoruz.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Bunların amacı burada dönen bir çarkları, kiminin borcu var. Eğer burada arkadaşlara denseydi “arkadaş, imalat aşamasında siz şu vakte kadar yerindesiniz, oynamayacaksınız, kazancınız devam edecek” denseydi buraya varmazdı gibi geliyor bana.

 

Başkan- Dedik.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Ellerine ihbarname gelince paniklediler. 6 ay içinde boşaltılacak diye.

 

Başkan- Yasal olarak 6 ay önceden tebliğ etmek zorundayız. Biz onu yaptık. Ve ben onu da söyledim onlara. Bu normal yasal süreç.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Yasal süreci başlatmak için tebliğ edildi. Onlar da hemen terkedilecek diye anladılar.

 

Başkan- Arkada Belediye Binası bitecek, Nikah ve Düğün Salonu bitecek. Nikah ve Düğün Salonu’nu oraya taşıyacağız. Garaj bitecek. Ondan sonra Şehir Salonu yıkılacak. Bu arkadaşları yeni yere taşıyacağız.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Bu arkadaşlara şimdi tek tek gidilip de 2 sene buradasınız dense, hiç biri bu dilekçeleri vermezler. Yapılanı istememezlik yapmazlar. Ben o kanaatteyim.

 

Başkan- Yasal haklarını kullanıyorlar arkadaşlar. Dolayısı ile olayın İmar Komisyonu, Hukuk Komisyonu’na göndermeye gerek var mı Aziz Bey?

 

Yazı İşleri Müdürü Aziz ÖZGEN- İmar Komisyonu yeterli.

 

Başkan- Yeterli mi İmar Komisyonu? Çünkü daha önce oybirliği ile çıkmıştı bu imar tadilatı. İmar Komisyonuna gönderilmesini oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler... oybirliği ile kabul edilmiştir. Değerli arkadaşlarım bu önemli hususu görüşmek ve bir madde önceki konuyu da görüşmek üzere oturuma ara veriyorum.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- 10 dk. Yeter değil m?

 

Başkan- İmar Komisyonunu o kadar sıkıştırmayın. Ne diyorsunuz Mualla Hanım? Saat 22.00’de ikinci oturuma hepinizi davet ediyorum.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- 15 dakika olsun Başkanım.

 

Başkan- İmar Komisyonu halletsin hızlı hızlı. (Diyerek oturumu kapattı.)


2. OTURUM

 

Başkan- Yeraltı çöp konteynerleri bir çok belediye tarafından beğenildi, kabul gördü. Ödemiş Sanayi Sitesindeki esnaflarımıza da bunların yapılması ve değişik belediyelere satılması hususunda birçok girişimimiz var. Ancak belediyeler buraya gelip de 5-10-15 tane sipariş vermeye çalıştıkları zaman buradaki esnafla birebir onları karşı karşıya getiremiyoruz. Gerek zamanında tamamlayıp onlara vermek, gerekse fiyat pazarlığı ve ihale gibi konularda bir takım sıkıntılar yaşandığı için, yine Ödemiş esnafı tarafından yapılacak, ancak belediyemizin kontrolünde. Ve Ödemiş esnafından aldığımız bu konteynırları maliyet üzerinde %10 koymak üzere değişik belediyelere satışını düşünüyoruz. Konumuz budur. Bu husustaki 01/02/2012 tarih ve 34 sayılı yazıyı okutuyorum.

 

Katip Üye Mehmet KİREMİTÇİ;
“Türkiye’de ilk uygulamalardan biri olan ve kentimizin birçok yerinde kurulan yeraltı çöp konteyner sistemi sağlıklı bir çevre oluşturmuş ve çöp konteynerlerinin kötü görünümünü ortadan kaldırmıştır. Bu uygulamada vatandaşlar tarafından olumlu bir hizmet olarak değerlendirilmiştir.

 

Hizmet ve yatırımlarımızı tanıtım çalışmaları sonucunda bölgemizdeki belediyeler yeraltı çöp konteyner sistemimizi yerinde incelemek üzere kentimize gelmiş ve belediyemizden bu sistemin temini konusunda katkı verilmesi talep edilmiştir.

 

Sürdürülebilir kalkınma ve sağlıklı bir çevre oluşturmak üzere belediyemiz ihtiyacı ve diğer belediyelere çevre sağlığı ile ilgili hizmetlerine katkı sağlamak amacıyla yeraltı çöp konteyner sisteminin belediyemizce imalatının yapılması ve kar oranının belirlenerek Belediye Encümenine satış yetkisinin verilmesi konusunun görüşülmesini arz ederim.”

Başkan- Değerli arkadaşlarım, hem bunun tescil ve patent işlemlerini Ödemiş Belediyesi adına alacağız, hem de üstüne belli bir kr koyacağız. Bence en az %10 demek yeterli. Sizlerin de düşünceleri var mı bu hususta? Buyrun, Mustafa Ali Bey.

 

Mustafa Ali FIRTINA- Ben kâr oranına bir şey demeyeceğim de bunun tescili, patenti alınmamış mıydı bugüne kadar, şu ana kadar.

 

Başkan- Bizim şantiyede yaptıklarımızın yok. Belediye olarak alacağız. Ödemiş Belediyesi olarak.

Mustafa Ali FIRTINA- Bunu biz dışarıdan almadık mı?

 

Başkan- Başlangıçta dışarıdan aldık.

 

Mustafa Ali FIRTINA- Ha, bunu siz proje ettiniz, yaptırdınız.

 

Başkan- Başka bir projesi var. Biz onun üzerine belli katkılar koyduk. Ve şimdiye kadar öyle yaptırıyorduk. Ama biz de bizim yaptığımız modelin yani Ödemiş Belediyesi’nin diğer belediyelere satacağı modelin de gerek tescili, gerek patentleri için çalışma yapacağız.

 

Mustafa Ali FIRTINA- Tamam.

 

Başkan- Buyrun, Hayrettin Bey.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Sayın Başkanım, ben bu toplantıya gelirken bu yazıdan imalatını da anlayarak gelmiştim. Ancak sizin bu açıklamanıza göre biz Sanayi Sitesi’nde yaptırıp Belediye olarak bunun satışını üstleneceğiz.

 

Başkan- Bir şey ekleyeyim. Belki de boyasını biz yaparız, mezbahanın oradaki atölyede. Veyahut da bir tane bir kaynak işi, bir eksik kalıyorsa. Pistonlarını biz alırız. Yani biz ayrı bir imalathane kurmuyoruz. Belediyenin işi değil bunu imal etmek.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Ben yine de çok uygun bir hareket olarak görmüyorum bunu.

 

Başkan- Satmayı mı, diğer belediyelere?

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Evet, Başkanım. Çünkü bu Sanayi Sitesi’nin ekmeğine ortak olmak gibi bir şey bu. Gerek yok sizin belediye olarak böyle bir şeye girişmenize.

 

Başkan- Hayır, ekmeğine ortak olmuyoruz. Aksine önlerini açıyoruz.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Açın. Burada genel bir iş oluşturursunuz, bir birim oluşturursunuz. Burada yapmak isteyen arkadaşların isimleri, telefon numaraları bulunur. Bunlar gelen giden arkadaşlarla karşılaştırırsınız. Veya bu arkadaşlar gider oraya.

 

Başkan- Şimdiye kadar 3 tane belediyeyle esnafımızı karşılaştırdık. Sağlayamadılar. Mesela sipariş var. 2 belediyeden 10’ar tane sipariş var şu anda. “Hemen yollayın, faturasını kesin, ödeyeceğiz” diyorlar. Yaptıramıyorum.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Ne yapıyorlar Başkanım, ne oluyor?

 

Başkan- Hayır, zamanında yapmıyorlar, yetiştiremiyorlar. İmalatın kontrolü yapılması lazım. Dolayısıyla bizim ele almamız lazım. Bunun üzerinden belli bir para da kazanacağımız için.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Şimdi o bölüm bence bir kere yanlış. Bizim Sanayi Sitesi’nin esnafı üzerinden para kazanmamız belediye olarak yanlış. Ben bunu bir kere kabullenemiyorum. Ancak diğer tarafta işlemin çözümü noktasında da bir sıkıntı var. Ödemiş Belediyesinin görevleri arasında böyle bir şey olduğunu ben zannetmiyorum. Burada, ama Ödemiş Sanayi Sitesi esnafı bunu çözer, ama Ödemiş Madeni İşler Odası aracılığı ile bu olay çözülür. Ki bazı imar işlerine burnunu sokacağına insanların esnafın sorununu çözseler daha iyi olur ama bu da ayrı bir konu. Hadi bu konuya girmeyelim daha fazla. Onunla uğraşacaklarına esnafın sorununu çözsünler. Gelsinler, böyle olaylarda aracılık yapsınlar bence.

 

Başkan- Hayrettin Bey açıkça söylemek gerekirse 7-8 aydır o kadar çok talep var dışarıdaki belediyelerden ki, neredeyse her belediyeden. Sadece Cumhuriyet Halk Partili değil, Ak Partili belediyelerden de var talep.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Parti değil Başkanım.

 

Başkan- Hayır, değişik belediyelerden talep var demek istiyorum. Bir türlü taleplerini yerine getiremiyoruz. Bu sistemin Türkiye çapında yayılmasına biz öncülük yapalım, Ödemiş’te bunun imalatını özendirelim, Sanayi Sitesi’nde. Anlasınlar ki biz belediye olarak parasını verip alıyoruz ve ondan sonra yeni ürünlerin imalatına geçiyorlar. Biz de onu değişik belediyelere satalım. Belediye ile belediye arasında bir iletişim başlatalım. Ama sistem yerine oturdu mu biz zaten sessizce çekiliriz aradan. Belediyemiz bunu yaygınlaştırmak üzere elini taşın altına sokuyor. Yoksa Ödemiş Belediyesi’nin görevleri arasında imalat yapıp, satmak falan yok, elbette.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Bana göre çok ters.

 

Başkan- Yok, meseleyi böyle ortaya koyunca ters olmaması lazım. Böyle olunca düzelmesi lazım. Düzelmedi mi?

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Yine yanlış Başkanım. Böyle şey olmaz.

 

Başkan- Niye yanlış?

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Biraz önce bahsettiğim gibi biz Ödemiş Belediyesi olarak komisyonculuk yapamayız bu konuda.

 

Başkan- Komisyoncu değiliz.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Bizler Ödemiş Belediyesi olarak Sanayi Sitesi esnafını korumakla mükellefiz. Onun üzerindeki %10 kâr bile orada kalması gerekir. Bence bu iş böyle yani. Bu işte bir hata var.

 

Başkan- Yani kârsız mı satalım diyorsun burada?

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Hayır siz sadece yönlendirme görevini üstlenin.

 

Başkan- Yönlendirdik olmadı. Ne yapıverelim? Kullanmasınlar mı başka belediyeler? Gidip başka yerden alacaklar.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Nasıl yönlendirildi Başkanım? Sanayi Sitesinde böyle bir şey yok.

 

Başkan- Ödemiş’in en büyük 3 ayrı atölyesine 10 tane sipariş verdik. Daha halen gelmedi.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Sebep her ne olursa olsun Başkanım. Farz edin ki bu şekilde oluyor ki oluyor size güveniyoruz Başkanım. Buna rağmen Ödemiş Belediyesi’nin görevi bu değil. Ödemiş Belediyesi’nin görevi bunu Türkiye’de ve dünyada bu sistemi yaymak, böyle bir görevi yok. Orada bir terslik var.

 

Başkan- Görev değil, misyonumuz var. Ben onu misyon olarak kabul ediyorum. Böyle bir çağdaş uygulamayı diğer belediyelerin de uygulamasını bir misyon, bir öncülük olarak kabul ediyorum. Bizim şu anda Ödemiş Belediyesi olarak en az 10 tane ihtiyacımız var. Elimizde de 1 tane kaldı. Ödemiş’in birçok yerinde bunu yaygınlaştırmak istiyoruz ama imal ettiremiyorum. Emin olun imal ettiremiyorum. Neredeyse biz başlayacağız bir biçimiyle imalata. Ben onu da yapmak istemiyorum.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Tamam. O zaman biz Ödemiş Belediyesi olarak birçok işi kendimiz yapalım. Ödemiş Sanayi Sitesinde iş yaptırıyoruz şu anda biz. O işleri de yaptırmayalım o zaman. Onlardan da gecikenler oluyor mesela şimdi.

 

Başkan- Hayrettin Bey, mantığı tam kuramadım. Ödemiş Belediyesi’nin Fen İşlerindeki işçileri normal kaldırım döşüyorlar. Eğer çok büyük bir proje varsa, onların döşeyemeyeceği kısmını ihaleye çıkıyoruz. Onları da mı çıkmayalım? Kaldırım da mı yapmayalım? Aynı şey yani.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Bahsettiğiniz konu Ödemiş Belediyesi görevleri arasında.

 

Başkan- Tamam konteyner da bizim görevlerimiz arasında. Kendimiz için yapıyoruz.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Konteyner almak Ödemiş Belediyesi olarak, sokaklara yerleştirmek mesela görev..

 

Başkan- Kendimiz için yapamaz mıyız?

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Olabilir, eyvallah.

 

Başkan- Atölyede kendimiz için yapamaz mıyız?

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Burada kendimiz için konuşulmuyor Başkanım.

 

Başkan- Tamam işte. Ben bir adım ileri götürüyorum.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Burada tamamen komisyonculuk teklif ediliyor. Ben buna karşıyım diyorum sadece. Eğer siz burada bir önderlik yapacaksanız, bu önderlikten kâr amacıyla değil, bir şekilde bu işleri yapabilecek olan insanları dahil edersiniz. Bu şekilde olur. Benim görüşüm bu.

 

Başkan- O zaman şu şekilde düzeltelim. Kâr oranına karşısınız?

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Ben anlayışa karşıyım. Bu işten komisyon elde edilmesine karşıyım.

 

Başkan- Tamam işte sıfır komisyon. Komisyon olmasın. Maliyetine verelim öyle mi?

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Bu işi Yaşar Bey yapabilir. Ama Ödemiş Belediyesi’nin yapmaması gerekir.

 

Yaşar TOKALI- Ben niye yapabilirim Hayrettin Bey?

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Örnek verdim. Zekeriya Bey de yapabilir. Üzerinize alınmayın hemen. Mehmet Bey yapabilir ama şahıs olarak yapabilir. Ödemiş Belediyesi olarak böyle bir görevimiz yok. Ben bunu söylerim. Mesela bir halcilik Ödemiş Belediyesi’nin görevidir, amenna. Lafım yok yani. Ama bu konu böyle bir şey değil.

 

Başkan- Ben bununla Ödemiş Sanayi esnafının önünü açtığımı düşünüyorum. Ayrı bir atölye kursak haklısınız. Ama Ödemişli esnafa direk olarak sipariş veriyorum. Ve “şu kadar günde şu kadar çöp konteyneri talep ediyorum” diyorum.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Evet, o zaman yapacaklar mı Başkanım?

 

Başkan- Yapmazlarsa o zaman Kiraz’a gideceğiz, Beydağ’a gideceğiz, Bayındır’a, İzmir’e gideceğiz, yaptıracağız.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Olay buraya gelecek çünkü.

 

Başkan- Tamam yapmazlarsa kendileri bilir.

 

Enver YEŞİLYURT- Yapmayana söylemek lazım aslında.

 

Başkan- Yapmayana söyleyin. Ben bu lafları belediye olarak üstümüze almıyorum.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Söyleriz o yine ayrı. Benim sadece anlayamadığım, kavrayamadığım konu biz Ödemiş Belediyesi olarak Sanayi Sitesi esnafının üzerinden kâr etmektir. Tek anlamadığım mevzu. Derdim bu.

 

Başkan- Peki, meyve suyu satıyoruz. Pastaneler de satıyor. Üzerinden kâr ediyoruz. Onu da yapmayalım.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Satmayalım Başkanım.

 

Başkan- Kömür satmayalım. Kömürcüler satsın.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Eğer fiyat düzenlemesi yapabiliyorsanız satmayalım.

 

Başkan- Tamam işte aynı şey. Buna benzer bir şey bu da. Bir hizmet, önünü açmak üzere bir hizmet.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Farklı şeyler Başkanım.

 

Başkan- Ahrandı’yı kapatalım. Lokantacılar yapıyor, aynı işi.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Başkanım imalatçılıkla onlar, aynı şey değil.

 

Başkan- İmalat atölyesi kurmuyoruz özellikle belirttim. İmalat atölyesi kurmuyoruz. Belediye düzenleyici.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Peki, o zaman şöyle söyleyeyim Başkanım. Bu benim anlayışıma aykırı. Ben şahsım olarak red veriyorum böyle bir şeye.

 

Başkan- Peki teşekkür ederim. Kadir Bey siz buyrun.

 

Kadir COŞAR- Sayın Başkan, Değerli Arkadaşlarım, Hayrettin Bey’in fikrine paralel bir fikrim var. Ama şu da var. Eski bir atölye şefi olarak, bizim belediye atölyelerinde çok çöp konteynerleri hazırladık biz. Atölye de o zaman gerek personel gerek imkanlarımız daha iyiydi. Çöp konteyneri ya da çocuk oyuncakları ya da elektrik aydınlatma direkleri imalatını çok yaptık. Ama şu anda bunu dışarıda yapıyoruz. Başkanım, “biz atölye kurup da bu imalatı kendimiz yapalım” dese ben de aynı şekilde karşıyım, bir. Ama şu var; Su İşleri Müdürüyken İstanbul’a, ismi lazım değil şimdi, büyük bir dalgıç pompa imalatının fabrikasına gittik ve Türkiye çapında seri belgeli bir fabrika. O zamanlar Ödemiş’te imalatın i’si yoktu. Hiçbir üretim, o dalgıç pompanın, kendi fabrikasında üretilmiyor. İstanbul’un değişik sanayi sitelerinden elde ettiği parçaları toparlayıp ve Dünyada sayılı bir marka şeklinde piyasaya sürüyor. Montaj fabrikası gibi ama bayağı büyük bir fabrika. Şimdi biz de burada ben bu çöp konteynerini imalatı hoşuma gittiğinden bizzat inceledim ve resmi atölyede kendi ofisimde mevcut var. Ve Sanayi Sitesindeki bir iki arkadaşı da üretin bu işi diye tavsiyede bulunmuştum. Ama şu karar çıktığı zaman, Başkanım da aynı şeyleri söyledi. Sanayi Sitesi esnafının sırtından para kazanmak değil, öyle düşünmeyin. Ben de ona karşıyım zaten ama Sanayi Sitesi esnafının önüne diyelim ki bir tane çöp bidonu birisi sac aksamını yapsa, birisi hidrolik aksamları var. Boya aksamı var. Demir sac malzeme satışı var. Bayağı bir basitleşti. Aparatı var, presi var. Neyse bayağı bir işçilik gerektiren bir iş. Basit gibi görünüyor ama değil. Ve aksayan yönleri de vardı. Bunu bizim Ödemiş Belediyesininden arkadaşlar, Başkanımız ve diğer Temizlik işlerindeki arkadaşlar aksayan yönlerini göstererek bu arkadaşın imalatının gelişmesine Ödemiş Belediyesi olarak yardımcı oldu. Bunu da çalışan ve betonunu döken arkadaşlarla da bizzat konuşarak öğrendim. Dibinde su birikiyordu. O suyun tahliyesine bir katkımız oldu. Ödemiş Belediyesi sayesinde sürekli iyileştiren bir ARGE çalışması biz yaptık orada. Ama burada Ödemiş Sanayisinde bu işsizlik ortamında birkaç yeni bir iş alanı açmak diye düşünüyorum ben. Ödemiş Sanayi Sitesi esnafından Ödemiş Belediyesi’nin %10 ya da %1 para aktarılması diye değerlendirmeyelim. Olaya bir de böyle bakalım diyorum.

 

Başkan- Olay, %3 değil, %1 değil. Bir rakam değil, ama bunun önünün açılması gerekiyor.

 

Kadir COŞAR- Bir Pazar bulmuş oluyoruz.

 

Başkan- Buyrun, Selahattin Bey.

 

Selahattin AKSU- İyi akşamlar. Şimdi orta yerde yapılan bir iş varsa Ödemiş Belediye Başkanı herhalde alınan %10 komisyonu cebine koyacak değil. Ödemiş Halkına harcanmayacak mı yine bu? Harcanacağına göre komisyon almamız gayet normal.

 

Başkan- Aslında bu komisyonda değil. Yaptığın işin karşılığı.

 

Selahattin AKSU- Üzerine koyacaksın, patent alacaksın, belli bir masraf yapacak Belediye. Belli bir masraf yapacak.

 

Başkan- Belli bir risk de alacak Belediye.

 

Selahattin AKSU- Aldığı parayı da herhalde belediye çalışanı yemeyecek. Ödemiş Halkı yiyeceğine göre alınacak, ticaret bu.

 

Kadir COŞAR- Şimdi burada son bir şey söyleyeyim Başkanım. Önemli bir şey var. Mustafa FIRTINA arkadaşın sorduğu soruya paralel bir soru ben Çetin Bey’e sormak istiyorum. Burada üreten arkadaşın eğer bir patent, isim, faydalı bir ürün patenti almış ise ve biz bunu üretirsek bir sorun çıkabilir mi?

 

Başkan- Kadir Bey, bizim modelimiz aynısı birebir kopya değil. Niye onu soruyorsunuz ki oraya? Birebir aynısı değil.

 

Kadir COŞAR- Başımız ağrımasın diye.

 

Başkan- Şimdi burada konu şu değil. Onlar tek pistonlu, biz çift pistonlu yapıyoruz. Kapak çift kapak, üzerinde ayrıca bir tane bir ses engelleyici conta koyuyoruz. Birebir aynısını kopyalamak değil bu. Bu iş gelişti. İlk koyduğumuzda, Türkiye’de ilk koyulan belediyelerden bir tanesi olarak, ilk koyduğumuzda çok daha kötüydü. İlk koyduklarımıza bakarsanız o hortumların yeri bile ortada kalmıştı böyle yüksekti. Gittikçe düzeldi, aksaklıkları giderdik. Ve şu anda bir prototip modele ulaştı Ödemiş Belediyesi. Bu kadar çabanın da bir getirisi olması lazım. Ödemiş Belediyesi bunları diğer belediyelere sunuyor. Yaptığı bir hizmeti başka belediyelere yayıyor. Ben öyle bakıyorum. Buyrun, Zekeriya Bey.

 

Zekeriya KARABIYIK- Sayın Başkan, Sayın Meclis Üyesi Arkadaşlarımız, benim burada anlayamadığım bir konu var. Ben de Hayrettin Bey’in fikrine dahil oluyorum. Eskiden belediye tanzim satışları vardı. Olayı başka bir yere çekiyorum burada. Bu olay tamamen ulusalların eline geçti. Bu noktada biz bunları diyorsunuz ki “10 tane sipariş verdik, yaptırtamıyoruz.” Peki biz bunların üzerinden %10 kâr koyup yaptırtacağımız zaman kime yaptırtacağız. Yine sanayideki insana yaptıracağız. Parça parça yaptıracağız. Bunun bütün yükümlülüğünü belediye alacak. Yarın kullanıldığı yerde bunun arızası olabilir. Herhangi bir aksaması olabilir. Ayrıyeten bir daha ekip bilmem ne kurulması gerekir. Bence bu tamamıyla yanlış bir fikir.

 

Başkan- Peki, teşekkür ederim. Başka söz isteyen.

 

Yaşar TOKALI- Başkanım, bu ilk uygulama yeraltı çöp konteynerinde bizim Ödemiş’te başladı. Bu talepte Ödemiş Belediyesi uygulamasından sonra doğdu diğer belediyelerde.

 

Başkan- Evet.

 

Yaşar TOKALI- Biz sipariş etmesek talep sıfır. Biz Ödemiş Sanayi Sitesinde yeraltı çöp konteynırı yaptırmazsak bunu imal ettirecek belediye yok. Talep sıfır. Eğer biz devreye girersek yeni bir pazar oluşur. Belli bir süre sonra belediye aradan çekilir. Biz alıcıyla satıcıyı karşı karşıya getirmiş oluruz. Uzun sürecek bir imalat değil bu benim gördüğüm kadarıyla. Bu sektörün önünü açmış oluruz. Yeraltı çöp konteynırı denildiği zaman Ödemiş akla gelir. Nasıl römorkta zamanında Ödemiş ilk sıralardaydı, isim yapmıştı. Bu sektörde de eğer çöp konteynırını belediyeden almak isterse, bunun Ödemiş’te yapıldığını bilir. Belli bir süre biz bunu yapalım, ama belli bir süre sonra da çekilelim bu işten. Daha mantıklı olur. Zaten alıcıyla satıcı birbirini tanımış olurlar. Sektörde burada gelişmiş olur.

 

Başkan- Amacımız o tabi ki.

 

Yaşar TOKALI- Yeni kalıp gerekiyorsa yeni kalıplar alırlar. Biz Kadir Bey’le İzmir’e gittik, Çiğli Sanayi Sitesi’ne. Çöp süpürme aracı bakmaya gittik. Atölyeye gittik. Kadir Bey’de vardı orada. Sac kesme cihazı yok. Ama saclar o kadar böyle orijinal kesilmiş ki kaynaklanmış falan böyle. Çöp süpürme aracı yapmış makine mühendisi bir arkadaş. Hatta ben sordum ona dedim ki sen bunları nasıl yapıyorsun? Burada senin gerekli makinen yok, freze tezgahın dahi yok. Dedi ki “sacı bilmem nerede kestim, boyasını bilmem nerede yaptırıyorum, işte sacını bilmem nerede kıvırttırıyorum” falan. En sonunda birleşip orada makine haline geliyor. O yaptığı makinede Fransa’da ithal edilmiş bir makinenin birebir kopyası değil, değiştirilmiş bir kopyası. Ama ne olmuş bu adam bunu yapa yapa, daha güzel, daha böyle gelişmiş, Fransızlarınkinden daha iyi çöp süpürme araçları yapmaya başlamış. Bakarsın bizde de bu sektör gelişir burada sanayi sitemize bakın esnaflar sıkıntı çekiyor diyorsunuz. Önünü açmış olursunuz.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Öyle bir şey demedik.

 

Yaşar TOKALI- Yok şu anda sipariş sıfır. Bakın yok.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Ne sıkıntı varmış?

 

Yaşar TOKALI- Ödemiş Belediyesi almazsa çöp konteynırı yaptıran belediye yok. Biz alırsak ancak öyle var. Ödemiş’te de biz yapalım. Sonra sektörden çekilelim alıcı ile satıcı karşı karşıya gelsin.

 

Başkan- Peki kâr marjı üzerine ne düşünüyorsunuz?

 

Yaşar TOKALI- Biz orada belli bir para bağlayacağız. Cüzi bir kâr oranı konulmalı bence. Mesela biz kömür tanzim satışı yapıyoruz. Üzerine de bir kâr koyuyoruz. Mesela bu mantıkla gidersen o zaman Salı Pazarı’nı kapatmak lazım ki bu geçici bir süre olmalı Kadir Bey’in görüşüne katılıyorum. Geçici bir süre olmalı. Ama bir yıl olur, ama 6 ay olur. Sektör kendi kendini idare etmeye başladığı zaman biz çekiliriz piyasadan. Kâr bence alınmalı. Sıfır karla olmaz.

 

Başkan- Peki başka? Buyrun, Hayrettin Bey.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Ben önce bir şeyi düzeltmek istiyorum. Ben hizmete bir şey söylemedim dikkat ederseniz. Çok güzel bir ürün, yapanları tebrik ederim. Türkiye’de de en çok kullanan belediyelerden bir tanesi de de biziz galiba değil mi Başkanım? Bunda hiçbir sorunumuz yok. Tebrik ederiz, güzel bir hizmet. Bunda bir sorunumuz yok. Sadece anlayışta sorun var dedim eğer dikkat ederseniz. Siz bana olanı sordunuz ya. Ben olana değil, anlayışa karşıyım. Derdim bu. O sistemin içine ne koyacaksınız? Konteynırı nereden alacaksınız?

 

Başkan- Hangi konteynırı?

 

Hayrettin ÖZBUDAK- O sistemin içindeki konteynırı nereden alacağız?

 

Başkan- O konteynırı her belediyenin kendisinde var zaten. Onu biz yapmıyoruz.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Nereden alacağız Başkanım?

 

Başkan- Onu biz yapmıyoruz. O Kocaeli’nden alınıyor, Konya’dan alınıyor v.s..

Hayrettin ÖZBUDAK- Ya biliyorum. Öyle bir şey yapacağız, Ödemiş’te falanca mahalleye kuracağız. Şimdi konteynırı nereden alacağız?

 

Başkan- Her belediyenin kendisi alıyor onu. Bizim konteynırla ilgimiz yok.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Biliyorum Başkanım, ben bir yere gelmeye çalışıyorum.

 

Mehmet KİREMİTÇİ- Gelin o zaman.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Her halukarda onun da imalatını yapalım Kadir Abi. Bakın şu an Ödemiş’te römork bulamıyorlar. Teklif ediyorlar dışarıdaki insanlar, hemen alıyorlar. Büyük bir römork sıkıntısı var. Gelin onun pazarlığına gidelim madem. Bir sorun var bu işte, anlayışta bir sorun var. Demin dediniz ki “bir yıl yapalım, bunu bırakalım” dediniz. E bir yıl bedava yapalım madem. Gelin bu insanlar bizim insanımız. Birçok şeye para harcıyoruz da buna mı harcamayalım yani.

 

Başkan- Hayrettin Bey, o zaman şöyle yapın. Yani kâr marjına, kâr alınmasın veyahut da çok cüzi bir şey alınsın deyin. O kapıya çıkıyor.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Başkanım, ben belediyecilik olarak böyle bir anlayışa karşıyım, dememin sebebi bu. %10’a, %5’e,%1’e, 2’ye değil. Komisyon kelimesini kasıtlı olarak kullandım.

Başkan- Şu anda bizim yer altı konteynırına ihtiyacımız var.

 

Yaşar TOKALI- Şu anda üretim sıfır, yok. İmal bekleyen yok bizden başka. Eğer biz 5’e çıkarırsak bunu, 5 sıfırdan büyüktür.

 

Başkan- Şu anda 8 tane sıraya girmiş bekleyen sokak var, elimizde 1 tane var. Şu anda bulamıyoruz ve çok da yüksek bedelli bir iş değil biliyorsunuz bu.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Başkanım, tamam anlıyorum ama bu konuda ben de size diyorum ki Ödemiş’in başka sorunları var, onları dert edin. Bırakın başka belediyeler kendileri sorunlarını kendileri çözsünler Başkanım. Sorun bu değil.

 

Başkan- Zaten 25-26 madde başka sorunlarını tartıştık. Bu da bir sorun.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Ödemiş Sanayi Sitesi’ndeki sorun Ödemiş Belediyesi’nin iş alanındaki sorunu değil. Eğer başka alanlarda örneğin Ödemiş’te patatesin değerlendirilmesi, Ödemiş’te sütün değerlendirilmesi vs. makro politikalar Ödemiş’in işi. Burada 3 tane konteynır yapmak, Ödemiş Belediyesinin işi değil. Anlatmaya çalıştığım olay bu. Ve sıkıldı diye arkadaşlar bir şey de demiyorum. Bulduğunuz, desteği olan insanları getirin Sanayi Sitesinden.

 

Başkan- O konuda size katılmıyorum. Hayrettin Bey o konuda bir yanlış anlayış var. Ödemiş patatesini belediye denetleyemez. Ödemiş sütünü hayvancılığını Ödemiş Belediyesi düzeltemez. Sadece öncü olur. O ekonomik alanın önünü açar. Bu da onun gibi bir şey. Sadece önünü açıyoruz bunun. Şu anda 10 tane sipariş var bir belediyeden. Peki, 10.000 TL’nin üzerinde belediyelerimizin doğrudan temin sınırı, 10.000 TL-11.000 TL. 10 tane aldığın zaman bu sınırı aşıyor. Bu sınırı aştığı için ihale açması lazım. Ama belediyeden belediyeye fatura kesme yoluyla rahatça alabiliyor. Karşı belediyenin de böyle bir rahatlığı var. Belediye bu gücünü kullanıyor burada. Bunun dışında buradan yapacağımız kârla belediyenin hiçbir işi yok. Ama derli toplu olması için, belediyeye belli bir yük getirmemek için, kâr marjı sıfır deyin veyahut da 3 deyin, 5 deyin. Bu anlaşılır bir şey.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Haklısınız, ben plastik enjeksiyon makinası belediyemize hibe edileceği zaman da aynı şeyi söyledim. “Başkanım buna para vermiyoruz, değil mi?” dedim. Bu kayıtlarda mevcut.

 

Başkan- Tamam vermiyorduk.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Çünkü dedim biz bununla çok fazla bir şey yapamayız, kâra dönmez olay dedim.

 

Başkan- Zaten amacımız da o değildi ki Hayrettin Bey. Biz onu kâr yapalım diye mi hibe aldık?

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Öyle dediniz demedim zaten.

 

Başkan- Tamam onu da aldık. Şu anda da onu nereye verdiğimizi biliyor musunuz?

 

Hayrettin ÖZBUDAK- O günkü endişemi bugün de taşıdığım için bunu söylüyorum.

 

Başkan- Tamam o makineleri de Endüstri Meslek Lisesi’ne armağan ettik. Oradaki öğrenciler makineden yararlanarak, mesleki eğitim alacaklar.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Hay Allah razı olsun. Şuraya not almıştım Başkanım. Tekliflerimden bir tanesi oydu. Bende unutmuşum söylemeyi.

 

Başkan- Geçen ay oldu, bitti o.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Eğer bu işte ısrarlıysak, Ödemiş Endüstri Meslek Lisesi’ne bu işi havale edelim.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Altyapısı var.

 

Başkan- Endüstri Meslek Lisesi de yapsın. 20 tane yapsın, 20 tane için alıcı belediye var. Ben size rakamları vermek istemiyorum. Şu an 50-100 tane için keşke olsa. Değişik belediyeler alacaklar. Çok büyük bir Pazar var bunda. Pazarın önünü açtı Ödemiş Belediyesi, öncü oldu. Buyrun, Mustafa Ali Bey.

 

Mustafa Ali FIRTINA- Ödemiş’in 8-10 tane ihtiyacı var diyorsunuz, bu çözülür bir şekilde. Fakat burada konuşulan başka bir şey. Bu olay çağdaşlıktır bence, medeniyettir. Ödemiş’ten yayılması da ayrı bir reklamdır, kalitedir bizim ismimizin duyulması açısından. Fakat buradaki tartışılan konular da boş konular değil. Ben şöyle diyorum hani komisyondan ziyade az önce yine belirtmişlerdi. Biz mesela en son aşama boya kısmını belediye yapıp, işçilik ücreti yine belediye kazanacak. İşçilik anlamında kazanacak. Çünkü sizin o kâr oranını koyduğunuzda maliyet de artacak. Belki bu kez bizden daha az maliyette üretenler olabilecek. Belki de onlar satışını yapacak oralara. Bir de ben bu patent konusunun araştırılmasını ve bir an önce eğer böyle bir şey yapılacaksa, yapılmasını istiyorum. Hani bugün MASTAŞ’a baktığımızda Türkiye’nin birçok ilinde MASTAŞ’ı görmek gurur veriyor bir Ödemişli olarak mesela bana, gerçi şu an değişti ama. Bu da aynı şekilde mesela bir efe adı verilse buna, yani efe olur başka isim olur. Bence bir medeniyettir, Ödemiş’ten yayılması da güzel bir şeydir. Bence komisyon değil, işçilik bedeli olarak son işlemi belediye yaparsa boya işçiliği hizmeti olarak bu şekilde aşılabilir diye düşünüyorum.

 

Başkan- Aslında bu komisyon kelimesini iyi kullanmadık. Komisyon kelimesi deyince sizin dediğiniz noktaya gidiyor. Belediye bu hizmet karşılığında belli bir yüzde koyması lazım üstüne. Onun ismine komisyon dersek belki biraz esnaf üzerinden para kazanıyor gibi oluyor ama belediyede direk maliyetine yapamaz bu işi. Cüzi miktarda, isterseniz encümene bırakın, isterseniz burada takdir ederseniz belli bir yüzdeyi, cüz i bir yüzdeyi ve bu hususu da böyle kapatalım.

 

Yazı İşleri Md.Aziz ÖZGEN- Oranı belirlemek lazım Başkanım.

 

Başkan- Cüz i bir rakam, sizin takdir ettiğiniz bir rakam bizim için uygundur. Biz bundan bir gelir veyahut da herhangi bir kazanç beklediğimiz yok belediye olarak. Buyurun, Mualla Hanım.

 

Mualla AKGÜN- Sayın Başkan, Değerli Meclis Üyeleri. Bu konu gerçekten belediyemizin bir misyon üstlenmesidir. Ödemiş’i dışa açmasıdır aslında. Ben bunu bir komisyon olarak değerlendirmiyorum. Çünkü yapılan bir işin üzerinde muhakkak bir fark olması gerekmektedir. Ben başka bir konuya dikkati çekeceğim. Bu modern çöp konteynırı, Ödemiş Belediyemiz ’in yaptığı konteynırlar mahallelerimizde çok tutuldu. Biz öncelikle eğer bu üretimi bu kadar seri yapabilirsek bütün mahallelerimize öncelikle yaymamız ve Ödemiş’i bitirmemiz lazım. Ondan sonra satışa ben taraftarım. Çünkü gerçekten Efe Konut’ta çok talep var, diğer mahallelerde çok talep. Çünkü bütün vatandaşlarımız bunu istiyor. Eğer biz bunu Ödemiş’te yerleştirmeden satışa sunarsak, benim gönlüm razı olmaz. Öncelikle benim talebim eğer bu sistemi yerleştiriyorsak Ödemiş’te bütün mahallelere ve talep edilen bütün sokaklarda bu çöp konteynırlarını öncelikle koymamız gerektiğine inanıyorum. Ve belediyenin de her konuda olduğu gibi bunu bir misyon olarak üstlendiğine, Ödemiş’i aynı motodrag pistinde olduğu gibi ulusal olarak bütün dünyaya tanıttığı gibi, burada da bütün bölgeye tanıtacağını ve misyon olacağını düşünüyorum.

 

Başkan- Teşekkür ederim. Oran konusunda herhangi bir fikri olan arkadaşım?

 

Kadir COŞAR- Benim fikrim %5 sekretarya görevi gibi. Bunun teklifi alınacak, takip edilecek, toplanacak, belediyelerle yazışması yapılacak.

 

Başkan- Tahsilatı var tabi. Önceden biz fatura keseceğiz, geleceğiz.

 

Mualla AKGÜN- %10 aynı karar değişmesin bence. %10 benim teklifim. %10 kararı uygulansın.

 

Başkan- %5, %10 var. Başka?

 

Erkan ESEL- Başkanım?

Başkan- Buyrun, Erkan Bey.

 

Erkan ESEL- İyi akşamlar diliyorum. Esasında burada yanlış bir şeyi tartışıyoruz. Buna kar marjı veya komisyon oranı diyemeyiz. Zaten en başta bir şey söylendi. Patent ve faydalı ürün yani bu konuda zaten, Ödemiş Belediyesi bu konuda bir çalışma yapıp bu hakları alamayacaksa böyle bir şeyi satmamız zaten söz konusu değil. Eğer satabiliyorsak da patent hakkı deriz geçeriz.

 

Başkan- İsmini istediğiniz gibi koyun.

 

Erkan ESEL- Patenti biz alırsak o zaman üreten kişileri denetleyerek bizim patentimize göre, onun hakkını alırız. Ama onun dışında gerçekten saçma bir şey olur.

 

Başkan- Patent deyince şöyle de karıştırmayalım. Bu tek bir ürün ve tek bir patent olmayacak Türkiye’de. Aynı kepçede olduğu gibi bunu biz iki pompalı yapacağız. Bir başka firma tek pompalı yapacak. Birisi yandan, birisi üstten, kapağı birisi yana alacak, birisi öne alacak.

 

Erkan ESEL- Eğer adını koymazsak Hayrettin Bey’in dediği gibi olur. Zaten bunu alacak kişi 10 TL ucuza alacaksa gider faturayla vatandaştan satın alır. Biz burada adını koyabileceksek patent haklarıyla belli bir prototip ve hani Mustafa’nın dediği gibi bir marka, bir isim koyabileceksek hani bu Ödemiş’in tanıtımına ancak katkıda bulunabilir ve belediyeler arası alışverişi kolaylaştırır. O yönden bakmak lazım. Onu alabiliyorsak bunun satışını yapalım biz. Aksi takdirde zaten sadece maliyet yönüyle bakarsak elbette yapıldığı yerde daha uygundur.

 

Başkan- Yapıldığı yer yok, biz yapıyoruz. Yine sonuçta biz yapıyoruz.

 

Erkan ESEL- İşte zaten burada tedarikçilerle de görüşmek lazım, kapasite raporlarının çıkartılması lazım.

 

Başkan- Tabi son yerleştirdiklerimizi biz yaptık, Ödemiş Sanayi’nde yaptık. Bir kısmını biz yaptık belediye olarak.

 

Erkan ESEL- Bu görünüm gurur verici. Hakikatten Ödemiş Belediyesi’nin yazması, başka yerlere gitmesi çok güzel olur, tanıtım açısından. Ama patent hakkı bu işte olmak zorunda, yaptığımız işler belli. Bir ürünü alıp satmak, yapmak, imal etmek o kadar basit bir hadise değil bence. Bu bizim ürünümüz haline gelmiş anladığım kadarıyla. Artık bundan faydalanalım. Ama bunun adına komisyon da demeyelim, kâr marjı da demeyelim, patent hakkı diyelim. Bu kadar.

 

Başkan- Zaten yazı kâr oranının belirlenmesi konusu. İki tane görüş oluştu. Bir tanesi %10, biri %5.

 

Mehmet KİREMİTÇİ- Olmuşken %10 olsun Başkan. %10’la çıkış olsun.

 

Başkan- Hayrettin Bey de %10’a çok diyor. Ben Hayrettin Bey’e de katılıyorum belli bir noktada. Esnafın üzerinden belli bir para kazanılıyor imajı doğacaksa o da hoş değil.

 

Hayrettin ÖZBUDAK- Onun cevabını veremeyiz. Sanayi esnafının cevabını veremeyiz.

 

Mehmet KİREMİTÇİ- Yalnız şöyle bir şeyi bakın atlıyoruz orada. Başkanımız onu belirtti özellikle. Farklı belediyelere mal satışı yaptığımızda hiç ihaleye girmeksizin direk fatura karşılığında mal satacağız. Biz bu malı 1000 TL’ye mal ediyorsak, 1100 TL’ye sattığımızı varsayalım. Hiç ihaleye girmeden direk satış şeklinde yapacağız. Ama sanayideki bir esnafımız oradaki satışa girebilmesi için ihale komisyonuna girecek, kar marjını çok düşürecek. Belki %3’le belki %1’le verecek. Ama biz belki işi %5’le, %10’la ondan mal alacağız. %10’la çıkış yapacağız. Sonuçta orada atladığımız bir nokta var aslında. Ferdi olaraktan sanayideki üretici kişi, belli bir belediyedeki ihaleye katılamayacak. Ya da katıldı, fiyatı yüksek kalacak maliyet hesabından. Fakat o Belediyeye bizden faturayla mal göndereceğiz buradan. Buradaki avantajı aslında biraz daha ön plana çıkarırsak daha iyi algılarız diye düşünüyorum. Ben bu şekilde baktım.

Başkan- Olay ortaya çıktı aslında. Zaten Encümene satış yetkisini veriyoruz bu kararla. Ben Hayrettin Bey’in katkısına da katılıyorum. Esnafımız nezdinde sanki üstünden para kazanıyormuş imajı olmaması için %5 makuldür. Bir başlangıç yapalım, Encümende yine değerlendirelim. Dediğiniz gibi patent ve tescil işlemleri gibi işlemlerin sonucunda geldiğimiz noktayı ben yine sizlerin bilgisine sunarım.

 

Erkan ESEL- Başkan peki %5’le, %10 arası karar alınabilir, Encümene yetki veriliyorsa bir kâr…

 

Başkan- Bu gün burada sanırım karar alacağız değil mi Aziz Bey?

 

Yazı İşleri Md. Aziz ÖZGEN- Ben bir şey söyleyeceğim. Şu anda alacağımız, oylama yapacaksak belediyece belirlenen tipte veya modelde çöp konteynırının belediyece yapılması, yaptırılması ve maliyet üzerinden de işte % kaçsa o şekilde onun belirlenmesi şeklinde oylanabilir.

 

Başkan- Maliyet üzerinden %5 oylarınıza sunayım.

 

Yaşar TOKALI- 5 ile 10 arası da diyelim.

 

Başkan- 5 ile 10 arası demeyelim. Sadece 5 diyelim. 5 ile 10, Encümene kalmasın. Bir başlayalım. Eğer bir sakınca, işlemeyen bir kısmı olursa daha sonra meclise tekrar getiririm.

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Yapılması değil yaptırılması olarak.

 

Başkan- Yapılması ve yaptırılması.

 

Mehmet KİREMİTÇİ- Orada maliyet hesapları %5’i kurtaracak mı acaba?

 

Başkan- Maliyet o demek ya. Maliyet çıkacak, maliyet üzerinden yüzde.

 

Kadir COŞAR- Ben bir şey daha ilave etmek istiyorum. Demin söyledim, ikinci baskı oluyor ama şimdi şu sistem, yeraltı çöp konteynırı sistemi uzun ömürlü bir iş. En az 10 yıl ömrü var. Belki 15 yıl. Ama çöp konteynırları biliyorsunuz asidik ortamda 1 yılda çürüyor.

Başkan- Onlar bizim işimiz değil zaten.

 

Kadir COŞAR- Madem o işi yaptıralım biz de.

 

Başkan- Onları biz de dışarıdan yaptırıyoruz.

 

Kadir COŞAR- Esnaflarımıza bir iş imkanı sağlamış olalım.

 

Başkan- O çok büyük bir pres ve sac işi. Kocaeli’nden alıyoruz, Konya’dan alıyoruz. Bu işi yıllardır yapan firmalar var. Artık belediyelerle en ucuz fiyatına anlaşmışlar. Hakikatten biz de oradan alıyoruz.

 

Kadir COŞAR- Bizim esnafımız da daha güzellerini yapar.

 

Başkan- Keşke yapsalar. Bu özel bir pres, şu konteynırlar. Özel presle yapıyorlar.

 

Kadir COŞAR- Ve sürekli de zaten çok satılan bir malzeme.

 

Başkan- Ödemiş’te yapsalar zaten alırız. Fiyatımız belli. O konuda bir kuşku yok. Biz konteynır yapmaya talip değiliz. Bu sistemi yerleştirmeye talibiz. Öncülük yapmaya, bir misyonu yerine getirmeye. Eğer Ödemiş Sanayi Sitesi’nde hakikatten de bunlar yapılmaya başlanırsa, biz sessizce çekiliriz. Biz de bir alıcı oluruz. Bir belediye olarak alıcı oluruz. Dolayısıyla yapmaya, yaptırmaya ve %5 üstüne bir kar oranının konulmasını oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler… Oyçokluğu ile kabul edilmiştir. Teşekkür ederim.

Gündemin 18. Maddesi:

 

Başkan- Gündemimizin 18. Maddesi Mali Hizmetler Müdürlüğü’nün 31/01/2012 tarih ve 27 sayılı yazısı.


Katip Üye Enver YEŞİLYURT;
Belediyemizce 2012 yılı içerisinde yapımına karar verilen Ödemiş Belediyesine ait Bengisu Mahallesinde, kadastronun 34 pafta, 168 ada, 75 parselinde kayıtlı Ödemiş Kasap Hali ve çevresi işinin ihalesi yapılacak olup, yatırım maliyetinin 2.650.000,00 TL civarında olacağı tahmin edilmekte ve tamamının 2012 yılında tamamlanamayacağı düşünülmektedir. Yatırım maliyetinin %60’ının 2013 yılı bütçesine ödenek tahsisi gerekmektedir. Konuya ilişkin G Cetveli (Gelecek Yıllara Yaygın Yüklenmeleri Kapsayan Taahhütler Cetveli) ilişikte sunulmuştur.

Evrakın Belediye Meclisine havalesini saygılarımla arz ederim.”

 

Başkan- Valilik kanalıyla aldığımız bir ödenek. Bu ödeneğin hepsini bir yıl içinde kullanamayacağız. Bunları yıllara sari yapacağız. Konu budur. Bu hususta söz almak isteyen üyemiz?...Olmadığına göre oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler... Oybirliği ile kabul edilmiştir.



Başkan- Komisyon kararı ile ilgili söz almak isteyen üyemiz… olmadığına göre komisyon kararını oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler… oybirliği ile kabul edilmiştir. Değerli Arkadaşlarım, gündem maddelerimizi tamamladık. Dilek ve temenniler konusunda çok geç kaldık. Elbette varsa, onları lütfen söyleyiniz.

 

Mustafa Ali FIRTINA- Benim çok kısa var.

 

Başkan- Söz vereceğim. Ben bir iki duyuru yapmak istiyorum. Sizlerin de onayıyla kamulaştırdığımız Kent Konseyi Evi 20 Şubat’ta açılıyor. Ödemiş Yıldız Kent Müzesi ve Arşivi Türkiye’nin birçok değerli sanat ve bilim adamının da katılımı ile 25 Şubat’ta açılışı yapılacak, öğlen saatlerinde. Bu arada da uzun zamandır beklediğimiz Ödemiş Belediyesi işçilerinin sendika davasında 8 Eylül’de Ödemiş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından işçiler lehine verilen karara Hak-İş sendikasının itirazı Yargıtay tarafından Ödemiş işçilerinin lehine sonuçlandı. Dolayısı ile önümüzdeki haftalar içinde Yargıtay kararı geldiğinde işçilerimizin de sendika sorununun çözümünde çok büyük bir adım atmış olacağız. Buyrun, Mustafa Ali Bey.

 

Mustafa Ali FIRTINA- Süremizi zaten bayağı bir aştık. Ben öncelikle şunu söylemek istiyorum. Ödemiş artık büyük bir şehir ve biz bu Belediye Meclisindeki toplantılarımızı 25 gündemli bir meclis toplantısı ile yaptık. Saat 8’de başladık, 11’i 10 geçiyor şu anda. Ben eğer mümkünse bu toplantıların 2 oturumlu yapılmasını istiyorum. Kendi adıma oturum ücreti almamayı da taahhüt ediyorum. Bu benim kendi fikrimdir. Arkadaşlarımız katılırlar, katılmazlar o ayrı konu. Çünkü ben bu kısıtlı zamanda buradaki her Meclis Üyesinin kendi fikirlerini tam olarak ifade edemediğini düşünüyorum. Herkesin kendine göre fikirleri var. Zaten böyle çok hızlı hızlı bir şekilde geçiyoruz. Hemen kendi konularıma geçiyorum. Bizim Ödemiş Belediyesi’nin denetimli toplu taşımalarında şöyle bir sıkıntı var. Şimdi mesela aynı hattan birkaç minibüs geçiyor. Önünde ve yanında yazıyor nereye gittiği. Yaşlıların ve ben bile bazen okuyamadığım anlar oluyor. Bu Ödemiş Belediyesi’nin denetiminde olduğu şehir içi minibüslerde renk uygulaması yapılabilir mi? Atıyorum Köprübaşından Tekstile gideceklerin önünde mavi bir bant, işte Köprübaşından Efe Konuta gideceklerde kırmızı bir bant. Hangi minibüse binilecek bu şekilde daha iyi olur diye düşünüyorum. Bir de Ödemiş Belediyesi olarak toplu taşımayı özendirmek için, bir broşür hazırlanmasını talep ediyorum. İşte hangi hatlara gidiyor, hangi saat aralıklarında yani bilinçlenmesi için. Birçok insan hangi hatta çalıştığını bilmiyor belediye minibüslerinin, hangi saat aralıklarında nereden geçtiğini bilmiyor. Bunun toplu taşımaya özendirmek için faydalı bir çalışma olacağını düşünüyorum. Şimdi malum trafik çok sıkışıyor bazı saatlerde. Son olarak şunu söylemek istiyorum. Yaklaşık 3 ay önce müdürlük sınavını kazanan personel vardı. Bu personelin müdürlüğe geçişi ile ilgili bir talebi oldu mu? Bununla ilgili geçiş planlaması yapıldı mı? Onu soruyorum. Bir de benim bu Meclisteki 1. Yılım. Ben 1.yılım hatırına, anısına bir mikrofon istiyorum önüme, eğer uygun görürseniz. Herkesin önünde var, benim önümde yok. Eğer uygun görürseniz 1.yılım anısına bir mikrofon istiyorum.

 

Başkan- Olur, her tarafı mikrofonla donatalım. Zaten sesiniz çok gür çıkıyor.

 

Mustafa Ali FIRTINA- Çok teşekkür ederim. Saygılar sunuyorum.

 

Başkan- Sondan başlayalım arkadaşlar. Müdür sınavını kazanan arkadaşların belediyemizdeki kadro yapısı itibariyle bir çalışma yapıldı. Onları en uygun biçimde yerli yerine yerleştirmeye çalışıyoruz. Zaten yarın da bu yaptığımız çalışmanın sonucunu müdürlük sınavını kazanan arkadaşlarla toplantı yaparak yerine getirmeye başlayacağım. Minibüslerle ilgili o öneriyi de trafik komisyonuna ve minibüsçüler kooperatifine aktaralım. Çok uygun bir öneri bence hani renklerle de bunları çeşitlendirmek. Yazılar da ufak oluyor.

 

Mustafa Ali FIRTINA- Broşür hazırlanması?

 

Başkan- Tabi broşür de onunla beraber, bu işlemin parçası olabilir. Başka söz almak isteyen? Buyurun, Necati Bey.

 

Necati GÜLGEN- Başkanım, iyi akşamlar.

 

Başkan- İyi geceler. (Gülüşmeler)

 

İsmail İrfan GÖLCÜK- Saat 11’i 15 geçiyor.

 

Necati GÜLGEN- Çok güzel bir çalışma olmuş Yıldız’daki müzemiz. Bunun içerisinde eski bir berber dükkanı canlandırılıyor. Eskiden biliyorsunuz berberler hanların içerisindeydi. Orada çok güzel bir çalışma yaptınız, hatta birlikte çalışma yaptık. Bu konuyu ben federasyona ilettim, 25’iydi herhalde sanırım.

 

Başkan- 25’inde açılışımız.

 

Necati GÜLGEN- Federasyon Başkanımız bizzat aradı. 14 tane, 16 tane Yönetim Kurulu üyesi var. İstanbul’un, Ankara’nın, Trabzon’un Oda Başkanlarıyla birlikte açılışımıza gelecek. Çünkü Türkiye’de ilkmiş herhalde duyduğuma göre, böyle bir müzenin içine eski tarihi bir berber dükkanının düzenlenmesi. O anlamda çok önemsediler. Bizzat teşekkür etmemi istediler ve açılışa gelecekler.

 

Başkan- Biz de onları bekleriz.

 

Necati GÜLGEN- Ben de Ödemiş Berberler Odası olarak uzun yıllar burada bir hatıramız olduğu, en azından bizim de katkımız olduğu için çalışmalarınızdan dolayı kurumum adına ve odam adına size teşekkür ederim.

 

Başkan- Ben de teşekkür ederim. Berberler Odası Federasyonu’nu burada ağırlamaktan şeref duyarız. Değerli Arkadaşlarım, bu akşamki toplantı biraz uzun sürdü ama yararlı oldu. Sanıyorum bu ay içinde Motodrag ile ilgili bir olağanüstü toplantı yapabiliriz. Bu duygularla hepinize iyi akşamlar diliyorum. Teşekkür ediyorum. (Diyerek oturumu kapattı.)
 

 

ATATÜRK KÖŞESİ

SPONSOR BAĞLANTI


ANKET

Basım için hazırlamakta olduğum kitabımın adı "SABIK ALİ" sizin için ne ifade ediyor?
 

SİTE İÇİ ARAMA