Veli Toplantısı Yazdır

 Merhabalar;

              Yine yeni bir sayıda sizlerleyiz. Gazetemizin her alanında bizlere ulaşan, sizlere özel yorumları dinledikçe daha bir keyif aldığımız bir gerçek. Malumunuz geçen hafta köşemde biraz bencillik yaparak konumu kişisel olarak işledim. Bu bencilliği bile güzel bir dille eleştiren hatta eleştiri olarak kabul edilemeyecek hoş tavırlarıyla yanımda olan sevgili okurlarımıza teşekkür ediyorum. İzninizle geçen sayıda sizlerle paylaşamadığım bir konuya geçmek istiyorum. 

                Yaklaşık bir ay önce açılan okullarda veli toplantılarına bile başlandı. Çocukları ile ilgili veliler; toplantıları kaçırmak istemiyor, elinden geldiğince de düzenli olarak toplantılara katılmaya çalışıyor. Bu tür toplantılarda çocuğun davranış biçimleri ile eğitim durumunun ele alınacağı zannıyla toplantıya iştirak eden veliler ; okulun bütçe açıklarından ve malzeme eksikliklerinden bahis açıldığında asıl davet nedenini anlayabiliyorlar. Davete icabet etmek güzel bir şey lakin insan mönüde beklemediği bir yemeği görünce haliyle hayal kırıklığına uğruyor.

 

                İlk olarak eğitimcilerimizden toplantıları iki kısma ayırmalarını istiyorum. Velileri toplantılara çağırırken toplantı konularını da belirtmelerini ve bu konuların dışına çıkmamalarını istiyorum. Bir çok veli para talep edileceğinden bahisle toplantılara katılmadığı gibi dolayısıyla çocuğunun sorunları ile ilgilenmemektedir. Velinin ilgisizliği bir kenara bu durum toplantılara katılmayan velinin çocuğunda psikolojik sorunlar yaratabilir.

 

               Kuşkusuz her alanda olduğu gibi eğitim ve öğretim alanında da ekonomik imkansızlılar nedeni ile kusursuz bir hizmet sunulamıyor. Fedakar öğretmenlerimiz ise devletimizin yetemediği yerlerde adeta imece usulü ile okul bünyesine yeni donanımlar eklemek için çabalıyor. Velilerin yardımı yanında kendi girişimleri ile bilgisayar laboratuarı, kütüphane vs. eksiklikleri oluşturma çabasındaki öğretmenler başarılı da olmuyor değiller. Eğitimde de çağı yakalamak adına yapılan bu işlerin güzelliği tabii ki tartışılmaz. Görerek öğrenmenin bilincinde olan eğitimcilerin her sınıfa birer tv ve vcd player kazandırma yada bilgisayar laboratuarında her öğrenciye bir bilgisayar düşmesini amaçlayan projelerinin altında öğrencilerin daha iyi bir eğitim almasından başka hiçbir şey yatmıyor. Bu konuda tepkisiz kalabilecekleri gibi, bana ne imkanlar bu, bunun dışına da çıkamam diyerek bu tür girişimlerde bulunmayıp "salla başı, al maaşı" ilkesiyle de hareket etmeyen bu eğitimcileri canı gönülden kutlamamız gerekirken onları üzdüğümüz de bir gerçek. Veli toplantılarında lafı döndürüp dolaştırıp sanki borç istermişçesine utana sıkıla yardım bekleyen öğretmenlerin, (elhamdülillah Müslüman'ım) camilere klima için yardım isteyen imamlardan daha hayırlı işler yaptıkları kanaatindeyim. (Amacım ibadethanelerle okulların kıyaslamasını yaparak bir tarafı ağır kılmak değil. Bu nedenle kırılan kalpler varsa şimdiden o kalp sahiplerinden özür dilerim.)

 

                Memleketimiz insanının gelir düzeyi ortada ve her öğrenci velisi okul araç ve gereçlerini tamamlama amaçlı projelere iştirak edemeyebilir. Durumu olmayana lafım yok fakat o toplantılarda durumum yok diyerek paketi üç milyonu bulan sigaraların tiryakisi olan velileri, eğitim ve gelecek yeni nesiller adına kınıyorum. Yardım olarak istenen miktar; o durumum yok diyerek karşısındaki eğitimciyi kandırdığını düşünen zavallı adamın üç paket sigara parası oysa. Öğretmenlerimiz o yardımları kendi evlerine değil, sizin çocuklarınızın eğitim yuvalarına malzeme almak için istiyorlar. Gecikmiş bir gönül alma için lütfen öğretmenlerin bu çağrılarına duyarsız kalmayın.

Mustafa Ali FIRTINA

 


(Ödemiş Üç Eylül Gazetesi' nin 16.10.2004 tarihli sayısında yayınlanmıştır.)