Gözlem Gazetesi yazarı Yaşar Eyice'nin "Üç olayda İzmirlilik ruhu" başlıklı yazısı... PDF Yazdır e-Posta

Ödemiş’te Mustafa Ali Fırtına isimli, eli kalem tutan, vatandaşların sıkıntılarını gündeme getiren bir belediye meclis üyesi var. Yazdıklarının neredeyse tiryakisi olacağım. Ödemişli Mustafa Ali Fırtına’na, Ödemiş – İzmir arasındaki tren seferlerinde yaşanan aksaklıklar ve TCDD personelin seferlerdeki hal ve hareketlerini konu alan “Çile Ekspresi!” başlıklı bir yazıyı kaleme almıştı. Yazısı üzerine sıkıntıların tespiti ve varsa giderilmesi açısından TCDD 3. Bölge Müdürlüğü tarafından yetkili ve etkili isimlerden oluşan bir komisyon oluşturuldu. Ben Fırtına’ya da, “fırtına” gibi hareket ederek, konunun üzerine eğilen TCDD yetkililerini de kutluyorum. “Hizmet böyle olur” diyorum…

 

 

İşte Yaşar Eyice'nin "Üç olayda İzmirlilik ruhu" başlıklı yazısı...

 

 

İzmirlilerin “Mikrop” olarak tanıdıkları Şovmen-Şarkıcı Hikmet’ten “hastanedeyim” mektubunu alınca şaşırdım. Şehir dışında, Akhisar’da “Zeytin hasadı” şenliklerinde olduğum için sevgili sanatçımız Mikrobu ziyarete gidemedim.

 

 

Bence “Mikrop Hikmet” yalnız İzmir’in değil Türkiye’nin en önemli ve duyarlı sanatçılarından biri.

 

 

Bir hatırlatma yapayım; Kütahya Gediz’de bir süre önce, daha doğrusu milletvekili genel seçimleri öncesi bir deprem meydana gelmişti. Mikrop, sanatçı arkadaşlarını toplamış, onlarla birlikte deprem bölgesine giderek, hem yardaları sarmalarına yardımcı olurken, diğer yandan da moral takviyesi yapmıştı.

 

 

Şimdi yine bir güzellik peşinde…

 

 

İzmir'de geçirdiği rahatsızlık sonucu fıtık ameliyatı sonrası ziyaretine gelen hayranlarından çiçek meyve suyu kolonya vs. yerine kitap isteyen şovmen-şarkıcı Mikrop Hikmet, Fethiye'deki Toparlar İlköğretim Okulu'na gönderilmek üzere 950 kitap topladı.

 

 

Göbek fıtığı nedeniyle ameliyat olduğu Dokuz Eylül Hastanesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne geçmiş olsun ziyaretine gelen, kitapları kısa sürede Fethiye'deki Toparlar İlköğretim Okulu'na göndereceğini belirten İzmirli sanatçı, “Okulun kütüphanesi yokmuş ve öğrenciler kitap sıkıntısı çekiyorlarmış. Ben de yatağımda kitap kampanyası başlattım ve ziyaretime gelenler sağ olsunlar iki günde 950 kitap getirdi. Bu bizim için büyük başarıdır” diyor.

 

 

Ödemiş’ten Mektup Var

 

 

Ödemiş’te Mustafa Ali Fırtına isimli, eli kalem tutan, vatandaşların sıkıntılarını gündeme getiren bir belediye meclis üyesi var. Yazdıklarının neredeyse tiryakisi olacağım.

 

 

Ödemişli Mustafa Ali Fırtına’na, Ödemiş – İzmir arasındaki tren seferlerinde yaşanan aksaklıklar ve TCDD personelin seferlerdeki hal ve hareketlerini konu alan “Çile Ekspresi!” başlıklı bir yazıyı kaleme almıştı.

 

 

Yazısı üzerine sıkıntıların tespiti ve varsa giderilmesi açısından TCDD 3. Bölge Müdürlüğü tarafından yetkili ve etkili isimlerden oluşan bir komisyon oluşturuldu.

 

 

Ben Fırtına’yı da, “fırtına” gibi hareket ederek, konunun üzerine eğilen TCDD yetkililerini de kutluyorum. “Hizmet böyle olur” diyorum…

 

 

Mustafa Ali Fırtına, “Ödemiş – İzmir arasındaki trenle çok sık olmasa da ara sıra yolculuk yaparım. Bu yolculuklarımda gerek kendi adıma şahit olduğum gerekse diğer yolcuların benimle paylaştığı konulardan esinlenerek kaleme aldığım köşe yazım üzerine TCDD 3. Bölge Müdürü Sn. Sabahattin Eriş beni bizzat arayarak yaşanan hadiselerden dolayı personeli adına özür diledi. Yazımda bahsi geçen hususlar hakkında etkili ve yetkili isimlerden bir komisyon oluşturduğunu söyleyen Eriş bu komisyonun önümüzdeki günlerde bilgime başvuracağını söyledi. Bende severek kabul ettim. Sn. Eriş bana bu hattaki bazı trenlerde bulunan arızalı klimalarla ilgilenileceği ve kaba davranışları olan personelin tespit edilerek gereğinin yapılacağı sözünü verdi” şeklinde konuştu.

 

 

Bu hatta yolculuk yaparak gerek personel açısından gerekse değişik konulardan rahatsızlık duyan yolcuların hiç çekinmeden şikayetlerini dile getirmesinin hizmet kalitesinin arttırılması açısından büyük önem taşıdığını düşünen Fırtına; vatandaşlara yaşadıkları olumsuzlukların peşini bırakmadan haklarını sonuna kadar aramaları tavsiyesinde bulundu.

 

 

İzmirlilerin Bağışıyla

 

 

Elazığ`da 08 Mart 2010 tarihinde meydana gelen depremin ardından İzmirliler tarafından toplanan yardımlarla Palu Gökdere Köyü`nde yaptırılan İzmir İlköğretim Okulu`nun açılışını Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ile İzmir Valisi M. Cahit Kıraç’ın katıldığı törenle gerçekleştirildi.

 

 

Açılışta konuşan İzmir Valisi Cahit Kıraç, depremin ardından İzmirlilerin nasıl destek olabiliriz arayışına girdiğini söyleyerek, “8 Mart günü meydana gelen depremden dolayı İzmir ilinde çektiğiniz sıkıntıları yürekten hissederek, ne yapabiliriz düşüncesiyle bizimle istişarede bulundular. Deprem sonrası çocukların eğitimlerini kesilmeden, okulları faaliyete geçirmenin önemli olduğunu düşünerek, bir okul yaptırmayı düşündük. Önümüzdeki günlerde de İzmir`deki bir okulla İzmir İlköğretim Okulu arasında bir gönül köprüsü kuracağız.” dedi.

 

 

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, 8 Mart Elazığ Kovancılar Depremi`ni hatırlatarak o günden bugüne neler yapıldığını anlattı ve "Bir deprem yaşandı bu civar ve bölgede acılarımız oldu, insanlarımız hayatını kaybetti. Kaybedilen kayıplarımızı geri getiremeyiz ama yaraların sarılması için büyük bir seferberlik yaptık. Devlet millet el ele kaynaşmayla bu yaraları bir an önce saralım diye gayret gösterdik. Belki bazılarınız gecikti diye düşünebilir ama en büyük sorunumuz hak sahipliği konusunda epey bir zaman kaybettik. Kime konut yapılacak, kim gerçekten mağdur oldu onların tespiti ama bundan daha da önemlisi belki yer tespiti. Herkes alıştığı yere, yıkılan evini yerine yapmak istiyor o da tabi işleri zorlaştırdı. Onun içi böyle bir zaman kaybı söz konusu olabilir. Bunların hepsi artık geride kaldı, çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Zannediyorum bir parti teslim edilecek yakın zamanda ve diğerleri de peyderpey teslim edilecektir." diye konuştu.

 

 

Ülkede yaşanan terör olaylarına değinen Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ise, “Bu topraklarda etnik kimliği ne olursa olsun, hepsi bu ülkenin birliği, geleceği, dirliği için aynı yürekle, aynı amaçla çalıştıktan sonra bize hiç kimse bir şey yapamaz. Terör hepimizin canını yakıyor. Bu terör bizim hem bizim insan kaynaklarımızı tüketmiyor, hem şehitlerimizi vermemize neden olmuyor aynı zamanda ülkenin gelişmesi, ilerlemesi ve gelişmiş ülkelerinin de önüne geçmesi hedefimizi yavaşlatıyor. Onun için hep bir beraber olacağız. Dayanışma halinde olacağız. Sorunları aşmanın yolu konuşmak, birlikte çalışmak, birlikte hareket etmektir” dedi.

 

 

Terörün bitmesi için nedenlerinin de ortadan kalkması gerektiğini ifade eden Bakan Yıldırım, “Türkiye`nin sadece 74 milyonun geleceği değil, bölge ülkelerinin ezilen, mağdur olan, zulme uğrayan bölgelerdeki insanlarında umudu olan bir ülkeyiz. Onun için biz birliğimizi ve dirliğimizi bozmayacağız. Buralarda yolları yaparsak, havaalanlarını geliştirirsek, evelallah terör falanda kalmaz. Terörün nedenlerinin de ortadan kalkması lazım. Bütün altyapının tamamlanması lazım” diye konuştu.

 

 

Konuşmaların ardından okulun açılışını gerçekleştiren Bakan Yıldırım ile İzmir Valisi Kıraç, öğrencilere İzmir’den getirdikleri çeşitli hediyeler dağıttılar.

 

 

Ben

 

 

08 Mart tarihinde Elazığ’da meydana gelen depremden sonra, İzmir’de açılan kampanyada toplanan bağışlarla, Palu ilçesi Gökdere köyünde, 8 derslikli bir ilköğretim okulu yaptırılması amacıyla toplanan 500 bin liranın yanı sıra; Çimentaş İzmir Çimento Fabrikaları A.Ş. de okulun inşaatında kullanılacak çimentoyu karşılama taahhüdünde bulunmuştu. Tamamlanarak eğitim-öğretime açılan İzmir İlköğretim Okulu’ndan 300’e yakın öğrenci yararlanabilecek.

 

 

İşte İzmirli bu…

 

 

Kendinden önce komşusunu ve karşısındakini düşünüyor.

 

 

Benim inancım şu; eğer biz elbirliğiyle hareket edersek, ne aç, ne açıkta insanımız kesinlikle kalmaz.

 

Yaşar Eyice

 

(Gözlem Gazetesi'nin 14.10.2011 tarihli sayısında yayınlanmıştır.)

 

ATATÜRK KÖŞESİ

SPONSOR BAĞLANTI


ANKET

Basım için hazırlamakta olduğum kitabımın adı "SABIK ALİ" sizin için ne ifade ediyor?
 

SİTE İÇİ ARAMA